Sık Sorulan Sorular

Merak ettiğiniz ve öğrenmek istediğiniz bir çok detaya buradan ulaşabilirsiniz...

Ani ve beklenmedik risklere karşı, önceden ödenen prim karşılığında olası riskin sigorta şirketine transferini kapsayan iki taraflı sözleşmeye sigorta denir.

Sigorta sözleşmesinin koşullarını içeren ve ispatlayan belge türüdür. Poliçe üzerinde sigorta şirketine ait unvan, adres, sigortalının adı, riskle ilgili bilgiler, prim, sigortanın başlama tarihi ile bitiş tarihleri, sigorta koşulları ve benzeri yer alır.

DASK Nedir?

Zorunlu deprem sigortası ilk olarak 17 Ağustos depremi ile gündeme gelmiştir. Doğal Afet Sigortalar Kurumu 2000 yılında kurulmuştur. Kâr amacı gütmeyen ve sigorta mevzuatına uygun işleyen bir kurum olan Doğal Afetler Sigortalar Kurumu, Hazine Müsteşarlığına bağlı çalışmaktadır ve 7 kişilik bir heyet tarafından yönetilmektedir. Deprem esnasında ve sonrasında oluşabilecek olan hasarlara karşı kişilerin evlerini güvence altına almasını sağlayan DASK, zorunlu olmanın yanı sıra bir sosyal sorumluluk olarak yaptırılmalıdır. Türkiye’de son 60 yılda meydana gelen doğal afetler arasında en sık olan ve en fazla zarar verenin deprem olması, Zorunlu Deprem Sigortası’nın önemini ortaya koymaktadır. Türkiye’nin topraklarının %96’lık kısmının deprem bölgesinde olması ve ülke nüfusunun %98’inin deprem bölgelerinde yaşıyor olması ise DASK yaptırmayı kendiliğinden zorunlu hale getirmektedir. Bireysel kapsamda konut güvencesi sunan Zorunlu Deprem Sigortası, ülke içerisinde de finansal bir teminat havuzu oluşturarak farklı yerlerde yaşanan depremde zarar görenleri içinde fayda sağlama özelliği taşımaktadır.

DASK'ın Amacı Nedir?

Deprem ve depremden dolayı ortaya çıkan yangın, yer kayması, tsunami, infilak risklerine karşı konut sahiplerine güvence sağlayan Zorunlu Deprem Sigortası, oturulmaz durumda ya da kısmi hasarlı fark etmeksizin ev sahiplerinin zararlarını karşılamaktadır. DASK bireysel olarak yaptırılsa da ülke genelinde oluşan afet durumlarında herkesin hasarını en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Doğal Afet Sigortalar Kurumu vermiş olduğu sigorta hizmeti ile kapsamına aldığı bütün konutlar için ödenebilir primler ile depremin sonuçlarına karşı güvence sağlamaktadır. Deprem nedeni ile ortaya çıkan hasarların ülke genelinde yaratacağı mali yükümlüğün sigorta yolu ile dağıtılması ve devletin depremlerden dolayı oluşan mali yüklerinin azaltılması, Zorunlu Deprem Sigortası’nın amaçları arasında yer almaktadır. Toplumda dayanışma ve sigorta sosyal sorumluluğunun gelişmesi ve daha sağlıklı bir sigorta sisteminin kurulmasını amaçlayan DASK uzun vadeli kaynak birikimleri ile hasarları karşılamaktadır. Depremin çok sık yaşandığı ve üzücü sonuçlara neden olduğu Türkiye’de, Zorunlu Deprem Sigortası ülke genelinde ve bireysel olarak çok daha fazla güvenceye sahip olmayı sağladığı için konut sahibi olan herkesin yaptırması gereken bir sosyal sorumluluk sayılmaktadır.

Neden Zorunlu Deprem Sigortası Yaptırmalıyız?

Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından yapılan Zorunlu Deprem Sigortası, 27 Eylül 2000 tarihinde 587 sayılı kanun hükmünde kararname yürürlüğe girmiştir. DASK, Deprem ve depremin neden olacağı yangın, yer kayması, infilak gibi durumlarda; binalarda, konutlarda ve binaların temellerinde ortaya çıkan hasarların maddi zararlarını karşılamaktadır. Doğal Afetler Sigorta Kurumu tarafından teminat altına alınan maddi zararlar, Zorunlu Deprem Sigortası ile oluşturulan finansal havuzdan karşılanmaktadır. Deprem riskinin oldukça yüksek olduğu Türkiye’de hem sosyal sorumluluk yükümlülüğü hem de kanuni zorunluluklar ile Zorunlu Deprem Sigortası yaptırılması gerekmektedir. Zorunlu Deprem Sigortası olmayan binalara konut sigortası yapılması da mümkün değildir. DASK poliçesine sahip olmayan ve zarar gören konutlara devletin yardımı olmayacağına karar verilmiştir. Türkiye’nin her bölgesinin deprem riski bulunmaktadır, her bölgenin risk düzeyi farklı olsa bile konut sahipleri bölgelerinin deprem riskine göre Zorunlu Deprem Sigortası’nı yaptırmalıdır. Sigortanın primleri herkesin rahatlıkla ödeyebileceği düzeylerde olduğu için herkesin bu sigortayı mutlaka yaptırması ve ertelememesi gerekmektedir.

DASK Sigortası Yaptırmamanın Sonuçları Nelerdir?

DASK sigortası yaptırmak sahibi olduğunuz ya da kredi kullanarak almayı planladığınız meskenlerin hepsi için devlet tarafından zorunlu hale getirilmiştir. Geçmiş yıllarda yapılmayan ya da aksatılan ödemeler ile ilgili cezai yaptırımlar bulunmasa da DASK poliçesi olmayanlara uygulanan bazı yaptırımlar bulunmaktadır. 2012 yılının Ağustos ayında yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu kapsamında Zorunlu Deprem Sigortası olmayan evlere elektrik ve su bağlanmamaktadır. Hali hazırda elektrik ve su bağlantısı yapılmış olan evlerde abonelik devir işlemi içinde Zorunlu Deprem Sigortası gerekmektedir. Kişiler, Zorun Deprem Sigortası yaptırmadıkları sürece; sahip oldukları meskenleri satamaz ya da kiralayamaz veya sigortasız konutları satın alamaz. Zorunlu Deprem Sigortası olmayan konutların tapu tescil işlemleri yaptırılamaz. Bu tür yaptırımların hepsini bir kenara bırakıp sadece olası bir deprem durumunda yaşanabilecekleri düşünerek sigorta yaptırmak vatandaşlık görevidir. Neredeyse tamamı deprem bölgesi olan Türkiye’de deprem anında ve deprem sonrasında ortaya çıkan hasarlarda destek almak için Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından yapılan Zorunlu Deprem Sigortası’nı yaptırmış olmak gerekir.

Kimler DASK Satın Alabilir?

Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak için mesken sahibi olmak yeterlidir. Sahip olunan meskenin durumu veya yapısına göre sigorta içeriği farklılık gösterebilir. Meskenlere yönelik oluşturulan bir sigorta olan Zorunlu Deprem Sigortası, bireysel ya da hane kullanımına yönelik meskenler için geçerlidir. Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasında üç tip yapı modeli bulunmaktadır. Bu modeller; Çelik, Betonarme Karkas, Yığma Kagir ve bu iki gruba dâhil olmayan kerpiç, ahşap yapılar ise DASK özelinde “Diğer” olarak belirlenmiştir. Belediye sınırları içerisinde bulunan yapıları kapsayan sigortanın genel kapsamı 6305 sayılı Afet Sigortaları kanunu ile etraflı bir şekilde tanımlanmıştır. Kanuna göre; tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerine mesken olarak inşa edilmiş binalar, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler, doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler ile bu koşulları sağlayan kat irtifakı tesis edilmiş binalar, Tapuda henüz cins tashihi yapılmamış ve tapu kütüğünde vasfı "arsa vs." olarak görünen binalar, Tapu tahsisi henüz yapılmamış kooperatif evleri için de geçerlidir. Konut olarak kullanılan ancak içerisinde iş yeri ruhsatı ile işletme olarak kullanılan konut sahipleri de DASK satın alabilir.

DASK Yaptırılamayan Binalar

Zorunlu Deprem Sigortası teminat kapsamı dışında kalan bina türleri arasında kamu, kurum ve kuruluşları bulunmaktadır. Köy yerleşim alanlarına yapılan binalar, tamamı ticari amaçla kullanılan iş hanı, iş merkezi, eğitim merkezi gibi binalar, tapuya kaydı bulunmayan ve özel mülkiyete tabi olmayan araziler üzerine yapılan binalar ve yetkili kurumlar tarafından yıkılmasına karar verilen binalar DASK kapsamında bulunmamaktadır. Köy yerleşimlerinin kapsam dışında kalmasının temel nedenleri arasında; köy sınırları içerisinde bulunan binalarda belediye denetiminin bulunmaması, sigorta sunumunun zor olması, genel gelir düzeyinin düşük olması gibi faktörler yer almaktadır. İnşaatı henüz bitmemiş konutların sahipleri sigortalama işlemi yaptıramaz. DASK kapsamında olmayan binalar içinde teminat sağlayan, kişilerin konutlarının güvenliğini sağlamasının yanı sıra sosyal dayanışma bilinci ile deprem bölgesine yardım yapılmasını mümkün hale getiren uygulamaya dâhil olan bütün konutların sigortalanması gerekmektedir.

DASK Teminatları Nelerdir?

Doğal Afet Sigortaları Kurumu, deprem ve depremin sonucunda meydana gelen yer kayması, yangın, tsunami, infilak gibi olaylardan dolayı ortaya çıkan hasarların maddi boyutunu sigorta poliçesi limitleri dâhilinde karşılamaktadır. Türkiye topraklarının %98’inin deprem bölgesi olduğu ve yıkıcı deprem kuşaklarının ülkenin en yoğun şehirlerinin altında bulunması nedeni ile Zorunlu Deprem Sigortası daha da önemli olmaktadır. Binanın tamamen ya da kısmi olarak zarar görmüş olması fark etmeksizin DASK poliçesi varsa teminat altındadır. Konutlar ve ortak kullanım alanlarını kapsayan Zorunlu Deprem Sigortası’nda binanın hangi bölümlerinin teminat altında olduğu belirtilmiştir. DASK kapsamında temeller, ana duvarlar, taşıyıcı sistem, bağımsız bölümleri ayıran duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar, asansörler ve yapının benzer tamamlayıcı nitelikteki bölümleri bulunmaktadır. Bu bölümler dışında kalan ve ortak alan konumunda olan bölümler Zorunlu Deprem Sigortası teminatına dâhil değildir.

DASK Teminat Kapsamı Dışında Kalanlar Nedir?

Zorunlu Deprem Sigortası tanımında deprem ve depremin sonuçları nedeni ile ortaya çıkan hasarların poliçe limitleri dâhilinde karşılanması esası belirtilmektedir. Deprem ile ilişkili olan ama DASK kapsamında karşılanmayan durumlar mevcuttur. Oluşan yıkım durumunda enkaz kaldırma masrafı, iş durması veya kâr kaybı, kira mahrumiyeti, meskende yaşayan kişilerin bedensel zarar görmeleri veya vefatları durumunda ortaya çıkan giderler, taşınır mal ve eşya kaybı, manevi kayıplar sonucunda yapılan tazminat talepleri, depremden bağımsız olarak ortaya çıkan ve binanın kusurlu yapısının nedeni ile zamanla oluşan zararlar sigorta kapsamında karşılanmamaktadır. Bu tür durumlar için sigorta şirketlerinin sunduğu farklı sigortalar bulunmaktadır. Zorunlu Deprem Sigortası yaptıranlar depremin ve deprem nedeni ile ortaya çıkan durumların konutlarına verdiği maddi zararı en hızlı ve kolay şekilde giderme imkânı yakaladıkları için üzücü bir olayın en azından maddi etkilerinden daha çabuk kurtulmaktadırlar. “Deprem geçecek hayat devam edecek” sloganı ile kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun sunduğu Zorunlu Deprem Sigortası’nı yaptırarak hem kendinizin hem de sevdiklerinizin geleceğini garanti altına almış olursunuz. Depremde eviniz hasar görmese bile Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun oluşturduğu finans destek havuzuna ödediğiniz primler sayesinde başkalarının hayatına devam etmesi için katkı sağlayabilirsiniz.

Dask Adres Kodu Uygulaması Nedir?

Doğal Afet Sigortaları Kurumu, Büyük Marmara Depremi sonrasında 2000 yılında kurulmuştur. Zorunlu Deprem Sigortası faaliyetlerinden sorumlu olan kurumun amacı depremde hasar gören evlerde oluşan maddi zararları karşılamak ve kişilerin maddi anlamda mağduriyetlerinin önüne geçmektir. Hem zorunluluk hem de sosyal sorumluluk bakımından oldukça önemli olan DASK yaptırmayı teşvik eden ve kolaylaştıran uygulamalar bulunmaktadır. Yenilenme indirimi, Adres Kodu gibi uygulamalar hem sigorta yaptırmaya teşvik sağlamakta hem de sigorta yaptırmayı daha kolay bir hale getirmektedir. Zorunlu Deprem Sigortası için başlayan Adres Kodu Uygulaması ile konut sahipleri, konutları ile ilgili yapacakları işlemlerde bu kodu kullanarak kolaylık elde edebilir. Adres Kodu, Türkiye sınırları içerisinde bulunan tüm konutlara ait 10 haneli özel bir numaradır. 1 Mart 2013 tarihi itibariyle DASK poliçeleri başta olmak üzere kullanılmaya başlanmıştır. Adres Kodu Uygulaması ile elde edilen meskene özel 10 haneli numara ile Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak kolaylaşmaktadır. Deprem sonrasında meskene ve kişiye ulaşımı kolaylaştıran Adres Kodu Uygulaması ile kod almak sorun olmaktan çıkmıştır. Ulusal Adres Veri Tabanı üzerinde bulunan adres kodlarına web siteleri üzerinden yapılan sorgulama ile ulaşmak mümkündür. İnternet üzerinden kod almak istemeyen vatandaşlar muhtarlık, belediye ve nüfus müdürlükleri aracılığı ile adres kodlarını öğrenebilmektedir.

Adres Kodu Ne İşe Yarar?

Adres kodu uygulamasının hayata geçmesi ile birlikte adres bilgilerinin standartlaşması ve adres takibinin kolaylaşmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Bu sayede Zorunlu Deprem Sigortası bulunmayan evlerin tespit edilmesi kolaylaşacaktır. Adres kodu uygulaması ile DASK kapsamına girmeyen binalar için hatalı poliçe üretilmesinin önüne geçmek ve olası karışıklıkları engellemek mümkün olacaktır. Zorunlu Deprem Sigortası yaptırırken adres bilgilerinin yanlış verilmesinden dolayı ortaya çıkan hatalı veya mükerrer poliçelerin yapılmasının önüne geçilecek ve aynı konut için yanlışlıkla birden fazla prim ödenmesine engel olunacaktır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu olası bir deprem ve hasar durumunda Zorunlu Deprem Sigortası bulunan binanın veya meskenin yerini daha kolay belirleyebilecek ve bu sayede sigorta ödeme işlemleri daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleşecektir. Adres kodu uygulaması ile Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak isteyen ev sahipleri için sigorta işlemlerini kolaylaştırmak amaçlanmıştır.
 

S: Trafik poliçemden arabamdaki hasarları karşılayabilir miyim?

C: Trafik poliçesi bir kaza nedeniyle sadece kazaya karışan diğer araç ve kişilere verdigimiz bedeni ve maddi zararları karşılar. Aracımızda olan hasarları karşılayan sigorta Kasko'dur.

S: Zorunlu trafik sigortasinin teminatlari nelerdir?

C: Araç ve Kaza Başına Maddi, Kişi ve Kaza Başına Sağlık Giderleri, Kişi ve Kaza Başına Sakatlanma ve Ölüm

S: Trafik sigortası kaza sonucundaki tedavi masraflarımı karşılar mı?

C: Trafik Sigortası karşı tarafa verdiğiniz bedeni ve maddi zararları kapsar.

S: Ticari taksilerin trafik sigortası primi neden otomobiller için belirlenen primden yüksek olabilir?

C: Primler her bir araç cinsinin hasar ve prim toplamlarına göre ayrı ayrı tespit edilir ve her şirketin primi farklı olabilir. Bu sebeple ticari taksilerin primi otomobilden daha yüksektir seklinde bir genelleme yapılmasi dogru değildir.

S: Trafik Sigortası manevi tazminat taleplerini karşılar mı?

C: Trafik Sigortası manevi tazminat taleplerini karşılamaz.

S: Motorlu aracın kazaya karışıp karışmaması Trafik sigortasının primini etkiler mi?

C: Evet, etkiler. Sigorta şirketleri (link) Trafik Sigortasi Tarife ve Talimatlarında belirtilen basamak ve oranlara göre hasarsızlık indirimi veya prim artırımı uygulamasi yaparlar. İşleten sıfatıyla ilk kez trafiğe çıkacaklar için dördüncü basamaktan prim uygulanır.

S: Sigortalıya dava açılması halinde, bu giderler trafik sigortası kapsamında mıdır?

C: Evet. Dava masrafları ile avukatlık ücretleri, poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla trafik poliçesi kapsamındadır. Meydana gelen hasarda sigortalının kusuru yoksa ve yine de açılan bir dava varsa, Trafik sigortasi bu masrafları da kapsar.

S: Trafiğe ilk kez çıkan araçların poliçeleri hangi kademeden tanzim edilir?

C: Trafiğe ilk kez çıkan araçlara (0 km. veya yeni tescil) prim arttırımı ya da indirimi uygulanmayan basamaktan poliçe tanzim edilir.

S: Trafik sigortası primleri bütün şirketlerde aynı mıdır?

C: Trafik sigortasında primler her sigorta şirketi tarafından serbestçe belirlenir.

S: Aracımın tescil tarihi üzerinden 15 gün geçti . Gün geçti diye zamlı prim mi ödeyeceğim ?

C: Tescil tarihinden itibaren 30 güne kadar herhangi bir zamlı prim alınmaz. Geçen her 30 gün için % 5 zamlı prim uygulanır. Gecikme zammı % 50 ile sınırlıdır.

S: Aracımı sattım, yeni alıcıya trafik sigorta poliçem devir olabilir mi?

C: Trafik poliçelerinde araç satışı olduğu zaman poliçe yeni alıcıya geçmez. Araç sahibi mevcut poliçesini iptal ettirir ve kalan gün kadar prim iadesini alır. Yeni alıcı kendi adına aracın tescil tarihine göre yeni bir poliçe tanzim ettirir.

S: Evimin önünde park halinde duran aracıma birisi vurup kaçmış, ne yapmam lazım?

C: En yakin polis yada jandarma karakoluna müracaatla zabıt tutturmanız gerekmektedir. Sigorta şirketlerimizin sizler için sunduğu 7/24 saat yardım hizmetinden yararlanabilir,arabanızı çekici ile en yakın servise çektirebilirsiniz.

S: Trafik sigortasında hasarsızlık indirim oranları nedir ?

C: Hasarsızlık ve sürprim oranları aşağidaki gibidir:

 

Basamak
No
Hasarsızlık
İndirimi
Prim
Arttırımı
7 % 45  
6 % 30  
5 % 15  
4 -  
3 - % 50
2 - % 100
1 - %150

 

 

 

S: Hazine Müsteşarlığı'nın kasko sigortasında yaptığı değişiklikler ne zaman yürürlüğe girdi? Değişiklikler hangi poliçeleri kapsayacak?

C: 1 Nisan 2013 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiştir. Değişiklikler 1 Nisan 2013 tarihinden sonra yapılacak poliçeleri kapsayacak. Yürürlükte olan poliçelerinse süresi bitince yenilemeleri bu değişiklikleri kapsayacak şekilde düzenlenecektir.

S: Poliçede sigorta değeri yer almıyor? Hasar ödemeleri nasıl yapılacak?

C: Primin belirlenmesinde ve hasarın ödenmesinde aracın piyasa rayiç değeri baz alınacaktır. Bu nedenle sigorta şirketleri piyasa rayiç bedellerini nereden tespit ettiklerini, neyi referans aldıklarını mutlaka poliçe üzerinde belirtmelidir.

S: Poliçede rayiç bedel için referans alınan/alınacak kurum yazmıyorsa hasar ödemesi nasıl yapılacak?

C: Herhangi bir nedenden dolayı rayiç bedel için referans alınan kurum belirtilmedi ise; hasar, Türkiye Sigorta Birliği'nin yayınladığı rayiç bedel listesine göre ödenecektir.

S: Rayiç bedellerin belirlenmesinde hangi kurumlar referans alınabilecek?

C: Türkiye Sigorta Birliği, oto alım-satımı yapılan internet siteleri, oto pazarları, oto galerileri, bayiler ya da bu konuyla ilgili kuruluşlar referans alınabilecek.

S: Araçların rayiç bedelleri nasıl belirlenecek?

C: Sigorta şirketlerinin bir kısmı Türkiye Sigorta Birliği'nin yayınladığı kasko değer listesini baz alırken, bir kısmı alım-satım yapılan internet siteleri, galeriler ve oto acentelerinden alacakları fiyatların ortalamasını rayiç değer olarak belirleyecekler.

S: Yeni uygulamada yer alan kasko ürünleri ve teminatları nelerdir?

C: Kasko sigortasında yer alan teminatlar aşağıdaki gibidir;

 

  1. Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
  2. Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,
  3. Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,
  4. Aracın yanması,
  5. Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi.

Yeni uygulama ile 1 Nisan2013 tarihinden itibaren sigorta şirketleri "dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko, tam kasko" adı altında 4 farklı poliçe düzenleyecektir.

Dar Kasko: Yukarıdaki teminat gruplarından bir kısmı için teminatın verildiği üründür.
Kasko: Yukarıdaki teminat gruplarının tamamı için teminatın verildiği üründür
Genişletilmiş Kasko: Yukarıdaki teminat gruplarının tamamı ve bu genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden bir kısmı için teminatın verildiği üründür.

Tam Kasko: Yukarıdaki teminat gruplarının tamamı ve bu genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek tüm riskler için teminatın verildiği üründür.

Konut Sigortası Nedir?

    Konut sigortası, bir konutu ve aile bütünlüğünü korumayı amaçlayan önemli bir sigorta türüdür. Konut sigortası olan bir yapı, evin yıkılması, hırsız girmesi, terör sonucu zarar görmesi veya olası bir kazadan ötürü hasar alması durumunda risklere karşı kişileri güvence altına almaktadır. Evin güvence altında olması ve teminatlarla korunması kişilere iç huzuru da sağlamaktadır. Bu sigorta türünü taksitli ödeme seçenekleriyle satın almak mümkündür. Yıllık olarak yapılan konut sigortaları, yıl bitiminde yeniden düzenlenmektedir. Yenileme yapılan sigortalarda, mevcut sigorta şirketleriyle çalışıldığı takdirde yenileme indirimine de hak kazanılmaktadır. Sigorta sadece ev sahipleri için değil aynı zamanda kiracılar için de bir güvencedir. Kiracı olan kişiler, sadece evin içindeki eşyaları teminat altına alarak malvarlığı güvenliğini sağlayabilmektedir. Ev sahipleri ise, ev ile birlikte eşya güvenliğini de sağlamak için eşyalar ile birlikte ek bir ücret ödeyerek komple sigorta satın alabilmektedir. Düşük ücretlerle desteklenen konut sigortası, hem evi hem de eşyaları üçüncü şahıslara ve olası kazalara karşı korumaktadır.

İş Yeri Sigortalanabilir mi? Ev Satıldığında Sigorta Ne Olur?

     Ev ve iş yeri, kişi ve ailesi için yaşamın temel direkleri arasında yer almaktadır. Konut sigortası kapsamında ev güvence altına alınırken iş yeri de aynı şekilde sigortalanabilmektedir. Doğal afetlerden ötürü meydana gelen hasarlar ev ve iş yerleri için ciddi zararlar vermektedir. Sigorta tüm bu zararları temin altına almak ve kişileri ekstra ve daha büyük masraflardan korumak için düzenlenmektedir. Ev ve iş yeri için sigorta yaptırılırken en çok merak edilen husus, sigortalanan mal el değiştirdiğinde sigortaya ne olur sorusudur. Sigorta ettirilen mal (ev, iş yeri, ofis) el değiştirdiği takdirde konut sigortasının sağladığı tüm hakları ve güvencesiyle birlikte malın yeni yasal sahibine geçer. Bu resmi işlem 15 (on beş) gün içinde sigorta şirketine bildirilmek zorundadır. Bildirim yapılmaması halinde olası kazalar veya hasarlar sigorta şirketinin sorumluluğundan çıkmaktadır. Malın yeni sahibi, dilerse 8 gün içerisinde sigorta poliçe sözleşmesinin iptalini sigorta şirketinden isteyebilmektedir. Olumsuz hallerin yaşanmaması için bu durum önceden netleştirilmelidir.

Neden Konut Sigortası Yaptırmalıyız?

     Huzur ve aile ortamını tek çatı altında birleştiren ev ortamındaki huzur, konut sigortası ile güvence altına alınmalıdır. Sigorta ev sahiplerinin aklına bile gelmeyecek birçok riske karşı güvence sunmaktadır.
Sigorta, iklimden kaynaklı zararları; şiddetli yağışlar, fırtınalar, heyelanlar, depremler, yangınlar ve hırsızlık olaylarından doğan tüm zararlar için güvence sunduğundan evini güvende tutmak isteyen kişiler için oldukça ideal bir koruma yöntemidir.
Sigorta yaptırırken yaşanılan bölgedeki iklim dâhil olmak üzere tüm riskler düşünülerek hareket edilmeli ve bu yönde sigorta içeriği oluşturulmalıdır. Konut sigortası, bir evin başına gelebilecek herhangi bir kazadan doğacak olan zararı karşılayarak daha büyük masrafların doğmasını engellemektedir.
Sigortası olmayan bir ev doğal afet veya bir yangın sonucu zarar gördüğü takdirde konut sigortası primlerinden çok daha yüksek meblağlarda masrafa girmektedir.
Konut poliçesi kişiler için bu riski paylaşmakta ve cüzi miktarlarla, taksitli ödeme seçenekleriyle kişilerin konutlarını ve işyerlerini güvence altına almaktadır. Tamamen konutu korumaya yönelik olan bu sigorta istendiği takdirde eşyaları da kapsayacak şekilde düzenlenmektedir.
Eşyalı kiralık daire sahipleri, ev ve eşyayı birlikte sigorta ettirerek olası riskleri kapsam altına alarak büyük masraflardan ve kiracılardan doğabilecek kötü sonuçlara karşı hazırlıklı olmaktadır.

Konut Sigortası Ne Zaman Yaptırılmalı? Sigorta Süreleri Ne Kadar?

    Sigorta yaptırmak için herhangi bir zaman dilimini beklemeye gerek yoktur. Ev alındığı an, yeni eve taşınıldığı an, sağlık – seyahat veya trafik gibi herhangi bir sigorta poliçesi satın alındığı zaman konut sigortası da alınmalıdır.
Sigorta şirketleri, evi güvence altına alırken eşyaların da sigorta kapsamına dâhil edilmesini önermektedir. Böylece hırsızlıklara karşı genel bir koruma oluşturulmaktadır. 
Konut sigortaları genellikle bir yıl için yapılmaktadır.
Sigortanın bitmesine yakın bir tarihte, ilgili sigorta şirketi telefonla ve mesajla bilgilendirme yaparak sigortanın bitmek üzere olduğunu hatırlatma hizmeti vermektedir.
Online sigorta satın alma imkânı sunan şirketler çok kısa süre içerisinde onlarca şirket teklifini listeleyerek uygun fiyat seçeneğiyle sigorta alınmasını sağlamaktadır.
Yaşam alanını, iş ortamını, değerli eşyaları ve huzur ortamını güvence altına almak için konut poliçelerine ek maddeler eklenmekte, özel şartlarla desteklenmektedir.

Kimler Konut Sigortası Satın Alabilir?

     Konut sigortasının sadece ev sahipleri tarafından yaptırılması gerektiğine dair yanlış bir kanı mevcuttur.
Konut sigortası hakkında bilinen bu yanlış bilgi, kişilerin malvarlıklarını risklerden korumasını engellemektedir. Zira konut sigortası kapsamına ev sahipleri haricinde başkasının evinde yaşayanlar, kiracı olanlar, iş yeri sahibi olanlar ve aynı şekilde kiralık bir iş yerinde iş hayatımı idame ettiren bireyler de girmekte ve bu kişiler isterlerse yaşadıkları binayı, evi ve hatta evin içindeki eşyaları dahi sigorta ettirebilmektedir.
Tüm risklere karşı genel koruma sağlayan sigorta, mal sahibi olma ayrımı yapmaksızın sigorta kapsamından yararlanmak isteyen her kişi için özel teminat ve içerikler ile satılmaktadır.
Konut sigortasını evini, aile yaşamını huzur ortamını korumak isteyen, değerli eşyalarını risklere karşı korumayı amaçlayan herkes satın almalıdır. 18 yaşından büyük herkes sigorta hizmetlerinden sorunsuzca yararlanmaktadır.
Sigorta yaşanılan yerin daha güvenli hale gelmesini kişileri olası talihsizliklere karşı maddi açıdan korumayı hedeflemektedir. Hırsızlık, yangın, sel, heyelan, deprem gibi sorunlar sebebiyle ev ve iş yerine gelen zararlar sigorta dâhilinde maddi hasarlar ödenmektedir.

Konut Sigortası Yaptırmanın Faydaları

     Konut sigortası yaptıran kişiler birçok avantajlarla karşılaşmakta ve uzun vadede sigortadan olumlu yönde faydalanmaktadır. Sigorta yaptırmanın faydaları şöyledir:

  • Ev ve eşyaları doğal afetlere (deprem, sel, heyelan), hırsızlık ve yangın gibi tehlikelere karşı korumaktadır.
  • Üçüncü şahıs sorumluluk teminatı dâhilinde, evcil hayvanların üçüncü şahıslara vereceği olası zararlara karşı güvence sağlamaktadır.
  • Konut sigortası limitleriyle değerli eşyalar, elektronik cihazlar ve lüks eşyalar güvence altına alınmaktadır.
  • Sigorta eşyaların sadece konut içerisindeki zararlarını değil aynı zamanda eşyanın tamiri ve temizliği gibi durumlar sonucunda zarar gören eşyalar için sigorta kapsamında güvence sunulmaktadır.
  • Ev ve işyerinde kiracı konumunda olan kişiler için elzem olan bakım masrafları; boya – badana, dekor – tadilat gibi masraflar sigorta kapsamında değerlendirilmektedir.

Sigorta yaptırmak, evin geleceği için, değerli eşyaların korunması için en az maliyetli koruma yöntemidir. Olası bir kazada, doğal afette evin uğrayacağı zarar sigorta olmaması durumunda çok büyük masraflar çıkartırken sigortanın olması durumunda kişilere hiçbir sıkıntı çıkarmamakta, tüm masrafları karşılamaktadır.

Konut Sigortası İle Hangi Riskleri Kapsam Altına Alabilirsiniz?

     Konut sigortası bina (ev, işyeri vb.) ve isteğe bağlı olarak binanın içerisinde yer alan eşyaları ve demirbaşları sigorta kapsamı altına almaktadır. Bina ve içerisindeki eşyalar ile birlikte binanın tesisatı da sigorta güvencesi altına girmektedir.
Sigorta yaptırılan ev veya işyeri binasında olası bir riskin gerçekleşmesi halinde sadece bina mimarisi değil içerisindeki eşyalar da zarar görmektedir. Genel anlamda binadan ziyade bina içerisindeki eşyalar zarar gördüğünden ötürü sigorta şirketleri eşyaların da güvence altına alınmasını önermektedir. Cüzi ek ücretler ile daha geniş bir sigorta hizmeti alınabilmektedir. 
Konut sigortası, kiracılar için eşya teminatı sunarken mülk sahipleri için bina ve eşya dâhil olmak üzere sigorta içeriği sunmaktadır. Her sigorta şirketi için teminat içeriği, risk kapsamı farklılıklar göstermektedir.
Tüm şirketler için ortak olan tek teminat yangın tehlikesidir. Yangın teminatı; yangın ve yıldırımın verdiği zararları sigorta kapsamında güvence altına almaktadır. Ana teminata ek olarak çeşitli risk içerikleri sigortaya eklenebilmektedir. Kişiler, yaşadıkları bölgedeki risklere göre poliçeler hazırlama imkânına sahiptirler.

Konut Sigortasına Dâhil Edilen Ek Teminatlar Nelerdir?

     Konut sigortası poliçesini oluştururken ek seçenekler arasında istenilen teminat poliçeye eklenebilmektedir. Sigortaya dâhil edilebilen ek teminatlar şöyledir:

  • Cam Kırılması: Sabit ve dik durumdaki cam ile aynaların kırılmasından ötürü doğan zararlar güvence altına alınmaktadır.
  • Sel / Taşkın: Sigorta yaptırılan konut veya binanın etrafındaki dere, nehir veya su kanallarının taşmasından doğan zararlar ile şiddetli yağışlardan ötürü meydana gelen sel sularının vereceği zararlar sigorta kapsamında güvence altına alınmaktadır.
  • Acil Yardım Hizmetleri: Çilingir, tamirci, elektrikçi vb tamir işlerine ek olarak acil servis hizmetleri verilmektedir.
  • Hırsızlık: Hırsızlık olayı yaşanan binada çalınan eşyaların ve bina eşyalarına verilen zararların karşılanmasını ifade etmektedir.
  • Yer Kayması: Sigorta yaptırılan binanın inşa edildiği arazi üzerinde veyahut yakınında oluşan yer kayması, toprak kayması/çökmesi sonucunda sigorta ettirilen binada oluşabilecek hasarlar karşılanmaktadır.
  • Kar Birikintisi: Yoğun akan kardan sonra çatıda biriken kar, çatıya, izolasyona ve bina içerisindeki eşyalara zarar verebilmektedir. Kar birikintisinin vereceği zararlar sigorta kapsamında değerlendirilmektedir.

Konut Sigortasının Karşılamadığı Durumlar Nelerdir?

     Konut sigortası şartları özel ve genel olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Genel şartlar devlet tarafından belirlenen aynı hükümleri içerirken özel şartlar her şirket için farklı içeriklere sahiptir. Sigorta kapsamına dâhil olan veya dâhil olmayan durumlar genel şartlar çerçevesinde belirlenmektedir. Genel şartlara dâhil olmayan, konut sigortasının karşılamadığı durumlar şöyledir: 
Savaş: Her türlü savaş temalı olaylar, istila, isyan, ayaklanma, iç savaş, çarpışma veya buna benzer olaylardan ötürü meydana gelen zararlar. 
Basınç Deformasyonları: Alçak basınçtan dolayı oluşan içe çökme, tahrip olma, yırtılma, yıpranma ve benzeri deformasyonlar. 
Elektrik Olayları: Yangın olmaksızın elektrik ile çalışan cihazlarda meydana gelen kısa devre, topraklanma, ani voltaj etkileri ve ısınmadan ötürü oluşan zararlar. 
Tasarruf Zararları: Sigortalı mallar üzerinde, kamu güçleri tarafından yapılan tasarruflardan ötürü doğan zararlar. 
Ateşten Doğan Zararlar: Yangın haricinde, sigorta ettirilen malın veya eşyaların, belli bir işlem yapma amacıyla veya herhangi bir sebepten ötürü ateşe, sıcaklığa tutulmasından ötürü doğan zararlar. Sigortalı eşyanın, ateşin içine düşmesi, bilinçli olarak atılması, aydınlatma, ütüleme aletleri, mum ve sigara gibi materyallerden doğan zararlar. 
Kusurlu Eşya: Yangın haricinde, sigorta ettirilen eşyanın, varlığın kendi kusurundan veya yapısından ötürü meydana gelen arızalar, bozulmalar ve deformasyonlardan doğan zararlar.

Konut Sigortasının Üçüncü Şahıslara Karşı Sorumluluğu Var mı?

     Konut sigortası, bazı hallerde üçüncü şahıslara uğratılan zararları da karşılamaktadır. Örneğin sigortalı evde yaşanılan su taşkını veya yangın çıkması gibi bir durumda olay komşuya da yansımışsa ve komşunun evinde veya eşyasında zarar görmesine sebep olmuşsa oluşan hasar/zarar sigorta tarafından karşılanabilmektedir. Bunun için sigorta poliçesinde “komşu mali sorumluluk” teminatı bulunmalıdır.
Teminat limitleri ile belirlenebilen bu durum olası tehlikelerde üçüncü şahsa verilen maddi zararı karşılamaktadır. Misafir sorumluluk, ev sahibine karşı sorumluluk gibi teminatlar ile sigorta şirketinden güvence almak mümkün kılınmaktadır.
Misafir olan bir eve hırsız girmesi sonucunda hırsızdan ötürü misafirin eşyası zarar görmüşse misafir sorumluluk teminatı olması sebebiyle zarar sigorta şirketinden tanzim edilmektedir.
Konut sigortası; ev sahibi, kiracı, komşu misafir, eşya, demirbaş gibi tüm varlıklara ve kişilere verilen zararı karşılayabilecek şekilde düzenlenmesinden ötürü kişiler için tam bir koruma sağlamaktadır.

Konut Sigortası ile DASK Sigortası Arasındaki Fark Nedir?

     Kişilerin konut ve işyerlerini korumasına yönelik sigorta şirketleri tarafından sunulan iki farklı sigorta türü bulunmaktadır.
Bunlardan biri konut sigortası iken diğeri Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun kısaltılmış hali olan DASK’tır.
Konut sigortası, isteğe bağlı olan, ana teminatı yangına ve yangından ötürü meydana gelen zararları kapsamak üzerine kurulu bir sigorta türüdür.
DASK ise, 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen Marmara Depreminden sonra devlet kontrolünde olan zorunluluk hükmü içeren bir sigorta türüdür.
Konut sigortasını kişiler istedikleri için teminatları belirleyerek yaparken DASK’ı tamamen zorunluluk hükmü altında yapmaktadır. Konut sigortasında kişiler isteğe tabi olduğundan herhangi bir yaptırımı bulunmamaktadır. Konut sahipleri poliçe bittiğinde yenileme yapmak zorunda değildir fakat DASK, düzenli olarak kontrol edilmekte ve yenileme yapılmadığı takdirde çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır.
Konut sigortasının genel şartları Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmektedir. Her sigorta şirketi genel şartlarda aynı hükümlere uyar fakat özel şartlar müşteriye göre farklılıklar göstermektedir.
DASK ise yine Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen hükümleri içerir fakat DASK’ı oluşturan 7 kişilik bir heyet tarafından denetlemeye tabi tutulur. Coğrafik olarak deprem kuşağında yer alan Türkiye, zorunlu deprem sigortasıyla olası bir depremden sonra meydana gelebilecek zararların karşılanmasını amaçlamaktadır.
DASK, olası depremlere karşı fon oluşturarak maddi yükü azaltmayı, sağlık yapı anlayışına katkı sağlamayı, sigorta bilincinin önemini vurgulamayı ve genel çaplı deprem hasarlarına karşı güvence sağlamayı hedeflemektedir. Konut sigortası ve DASK temelde kişilerin konut ve eşya bütünlüğünü güvence altına alan aynı amaç doğrultusunda çalışmaktadır.

Konut Sigortası ve DASK Teminatları Nelerdir?

     Konut sigortası teminatları ana ve ek olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Ana teminat yangın ve yangından doğan zararlar iken ek teminatlar hırsızlık, sel – taşkın, yer kayması, cam kırılması, kar fırtınası, şiddetli yağışlar vb içeriklerden oluşmaktadır. DASK teminatları ise; deprem, deprem sonucu oluşabilecek yangın – infilak – tsunami ve depreme bağlı yer kaymalarından doğan zararları kapsamaktadır.
Konut sigortasında mülk sahipleri faydalanabilmekte,kiracılar ise eşyayı korumaya yönelik sigorta yaptırabilmektedir.
DASK’ta ise, tapuya kayıtlı ve özel mülkiye tabi taşınmazlar üzerinde kurulmuş binalar, Kat Mülkiyeti Kanunu ile desteklenmiş bağımsız bölümler, bu tarz binaların içinde yer alan ofis – büro gibi bağımsız bölümler ve doğal afetler sebebiyle Devlet tarafından yaptırılmış olan meskenler DASK teminatı kapsamında yer almaktadır.

 

 

 

S: Neden seyahat sağlık sigortası yaptırmalıyım?

C: Seyahat sigortasi, sigortali olan kişinin yurtdışı seyahati esnasında herhangi bir kaza, sakatlanma, sağlik sorunları gibi risklerini belirlemis oldugu zaman dilimi içinde seçilmiş limitler kapsamı altına alan bir sigorta poliçesidir.

S: Seyahat Sağlık Sigortası ne zaman yapılmalı?

C: Seyahat sağlık sigortası mutlaka seyahat başlamadan önce yapılmalıdır. Seyahat başladiktan sonra poliçe düzenlenemez, düzenlenmiş poliçede plan değişikliği yapılamaz veya süre uzatımı istenemez. Sigorta poliçesi ile ilgili bütün işlemlerin seyahat başlamadan önce tamamlanmış olması gerekir

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Nedir.?

    Tamamlayıcı sağlık sigortası, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı olarak sağlık güvencesi olan ancak özel sağlık kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanırken yüksek prim ödemek istemeyenler için sununa bir sigortadır. Sigortalılar, SGK tarafından kapsama alınmayan ya da kapsam altında olmasına rağmen kısmen karşılanan sağlık harcamaları söz konusu olduğunda tamamlayıcı sağlık sigortasından yararlanabilirler.
Aynı şekilde kişiler daha farklı standartlarda sağlık hizmeti almak istediklerinde de tamamlayıcı sağlık sigortasının sunduğu hizmetlerden faydalanabilmektedirler. Özel sağlık sigortası yaptıran kişiler tedavi masraflarını sigorta şirketine veya SGK’ya fatura ettiriyorlardı ve özel sağlık kuruluşları da sağlık giderlerinin tamamını özel sağlık sigortalarından alıyordu.
Yeni düzenleme ile SGK’nın kapsamında olmayan sağlık giderleri tamamlayıcı sağlık sigortası tarafından karşılanabilmektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortasından faydalanmak tamamen kişinin isteğine bağlıdır. İsteğe bağlı olan bir sigorta olmasına rağmen hastaların fark tutarlarının daha düşük olması için gerekli olan tedavi ve kontroller yerine farklı alternatiflere yönelmesinin önüne geçmesi nedeni ile tercih edilmelidir.

Sigorta Kapsamındaki Hizmetler Nelerdir?

    Tamamlayıcı sağlık sigortası kapsamında sigorta yaptıran kişinin sigortasının başlangıç tarihi itibariyle ortaya çıkan hastalıkları ile ilgili muayene, tetkik ve tedavi masrafları karşılanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tamamı karşılanmayan tedavi masraflarının karşılanmayan kısımları ve kapsam dahilindeki sağlık hizmetlerinden doğan SGK fark ücretleri destekleyici sağlık sigortası olarak da bilinen tamamlayıcı sağlık sigortasının karşıladığı hizmetlerdir.
Tamamlayıcı sigorta kapsamında iki türlü teminat bulunmaktadır. Yatarak tedavi ile hem yatarak hem de ayakta tedavi kapsamı kişilerin ihtiyaçlarına göre poliçede düzenlenmektedir.
Yatarak tedavi kapsamında cerrahi ve dahili hasta yatışları, yoğun bakım, kemoterapi, diyaliz veya radyoterapi gibi tedaviler, ambulans, küçük tıbbi müdahaleler, belirlenen bir limite kadar özellikli tıbbi malzemeler ve belirli bir limite kadar protez, tek kişilik özel oda gibi masraflar tamamlayıcı sağlık sigortasının karşılayabildiği hizmetler arasında yer almaktadır.
Ayakta tedavi kapsamında ise muayene, tetkikler, tanı amaçlı yapılan araştırmalar, tahlil ve röntgen ve fizik tedavi gibi hizmetlerden fark alınmamaktadır. Tamamlayıcı sağlık sigortasının teminatları poliçeye göre farklılık göstermektedir. Diş, doğum gibi farklı alanlarda da kapsamı olan poliçeler bulunmaktadır.

Kimler Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Satın Alabilir.?

    Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde sosyal güvencesi yani sigortası olan kişiler özel sağlık hizmetlerinden yararlandıklarında katılım payı ve fark ücreti ödemektedir. Bu ödemelerden fark ücreti ilgili sağlık kurumuna tedavi veya muayene anında ödenmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan giderler özel sağlık kurumlarında oldukça yüksek meblağlara ulaşabilir. Uzun yıllardır gelişmekte olan ülkeler tarafından kullanılan tamamlayıcı sağlık sigortası uygulaması ile kişilerin sosyal güvencesinin dışında kalan sağlık giderleri sigorta tarafından karşılanmaktadır.
Sosyal güvencesi olan ve yanında maddi sıkıntı çekmek istemeyen herkes tamamlayıcı sağlık sigortasının sunduğu avantajlardan yararlanabilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda sigortalı olan herkes tamamlayıcı sağlık sigortasından yararlanabilmektedir.
İlk kez bu sigortayı yaptırmak isteyenler için üst yaş sınırı 60 olarak belirlenmiştir. Ancak tamamlayıcı sağlık sigortasından faydalanmaya başlayanlar ömür boyu yenileme garantisi ile poliçelerini yaptırırlarsa bu destekleyici sigortadan 60 yaşından sonra da faydalanmaya devam edebilirler.
Yabancı uyruklu olan ancak Sosyal Sigortalar Kurumu’na bağlı sigortası bulunan kişiler de tamamlayıcı sağlık sigortasının avantajlarından yararlanmaktadır. Sigortanın kapsamının sadece Türkiye sınırlarında geçerli olması neden ile yabancı uyruklu SGK’lılar kendi ülkelerinde bu sigortanın sağladığı avantajlardan yararlanamamaktadır.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortasından Yararlanma Koşulları Nelerdir?

    Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlı güvencesi olan ve 60 yaşını aşmamış olmanın dışında sigortadan yararlanma koşulları bulunmaktadır. Ancak bu kişilerin çocuklarının da tamamlayıcı sağlık sigortasının sunduğu fırsatlardan yararlanma şansı, sigortayı yaptırmaları halinde mümkün olmaktadır. SGK’lı kişilerin erkek çocukları 18 yaşına kadar, lise eğitimine devam etmesi durumunda 20 yaşına kadar, üniversite öğrencisi olmaları durumunda 25 yaşına kadar ebeveynleri üzerinden SGK’lı oldukları için tamamlayıcı sağlık sigortasından yararlanabilmektedirler. Benzer şekilde kız çocukları da yaş veya evlilik gibi sınırlamalar ile SGK’dan yararlanabildikleri için tamamlayıcı sağlık sigortasından yararlanabilir. SGK’lı kişiler çocuklarına 14 günlük olduktan sonra tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırabilirler. 18 ile 44 yaş arasında bulunan ve tamamlayıcı sağlık sigortasından faydalanmak isteyen kadınlar için hamilelik ve doğum teminatının başlaması için poliçe başlangıcından sonra 3 ay geçmiş olması gerekmektedir. Hamilelik kontrollerinin ve bebek harcamaları haricindeki doğum ve hastane giderlerinin limitsiz olarak kapsam dahilinde olduğu tamamlayıcı sağlık sigortası avantajlarından yararlanmak isteyen kadınlar, sigortalarını yaptırırken 3 aylık süreyi göz önüne almalıdır.

Neden Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Yaptırmalıyız.?

    Tamamlayıcı sağlık sigortası ile sigortalılar istedikleri hastanelerde istedikleri tanı ve tedavi yöntemlerini tercih ederek sağlıkları ile ilgili kararları maddi nedenleri düşünmeden alabilmektedirler. Sosyal Sigortalar Kurumu’nun fark aldığı ya da karşılamadığı sağlık giderlerinin karşılanmasını sağlayan ve destekleyici sağlık sigortası olarak da bilinen tamamlayıcı sağlık sigortası sayesinde hastane ve doktor tercihi dış etmenlerden bağımsız olarak yapılabilmektedir. Sosyal güvenlik sigortasının tamamlayıcısı olma özelliğine sahip olan bu sigorta ile fark ücreti ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanmak SGK’lılar için mümkün olmaktadır. Bu sigortanın amacı özel hastane kullanım alışkanlığının yaygınlaşması ile birlikte hastaların ödedikleri fark ücretlerinin giderek artmasından doğan maddi sıkıntıların önüne geçmektir. Gelirlerde meydana gelen artışın hastanelere ve sağlık hizmetlerine ödenen fark ücretlerinde meydana gelen artışla dengeli olmaması ve fark ücretlerinin her geçen gün daha da artması ile kişilerin sağlık hizmetlerinde tercih hakkının azalmasını engellemek için bu sigorta yaygınlaşmaktadır. Hastane ve doktor seçiminin ücret endeksli olmasından ziyade fayda ve kişisel tercihlere yönelik olması tedavi süreçlerine etki edeceği için bu sigortadan faydalanmak kişilere büyük avantaj sağlamaktadır.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Avantajları

    Kişiler sağlık giderlerinde kurum desteğinden fazlasını almak istediklerinde ya da ihtiyaç duyduklarında tamamlayıcı sağlık sigortasının avantajlarından yararlanabilirler. Yıllardır gelişmiş dünya ülkelerinin kullandığı ve kişilerin daha yüksek sağlık hizmeti almasına imkân tanıyan sigorta yatarak veya ayakta tedavilerde kişilerin maddi güçlükler çekmesinin önüne geçmektedir. İlave ücretler, konaklama ücreti gibi doğrudan hastadan tahsil edilen ücretlerin sigorta kapsamında ödenmesi ile kişiler farklı sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Standart özel sağlık sigortası primlerinden daha ucuz olan tamamlayıcı sağlık sigortası primleri ile özel hastane standartlarında hizmet almak kuruma bağlı sigortalılar için daha ekonomik olmaktadır. Bu sigortanın özel sağlık sigortasından farkı sadece Sosyal Güvenlik Kurumu güvencesine sahip olanlar içindir ve bu Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında kısmen karşılanan sağlık hizmetlerinin kişilerden tahsil edilen bölümlerini kapsamaktadır. SGK’nın kısmen karşıladığı hizmetlerin kalanını ödemek için kişilerin başvuracağı en ekonomik ve geniş kapsamlı çözüm, tamamlayıcı sağlık sigortasının sunduğu avantajlardan yararlanmak olacaktır.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Teminatları Nelerdir.?

    2000’li yılların başından beri Türkiye'de uygulanmaya başlayan tamamlayıcı sağlık sigortası uzun yıllardan beri gelişmiş ülkelerde uygulanmakta olan bir sigorta uygulamasıdır. Devletin sağlamış olduğu sigorta kapsamının dışında kalan durumların sigorta tarafından karşılanmasını sağlayan tamamlayıcı sağlık sigortası hem yatarak hem yatarak ve ayakta olmak üzere iki farklı kapsam sunmaktadır. Tamamlayıcı ya da destekleyici sağlık sigortasından yararlanmak isteyenler ister yatarak ister hem yatarak hem ayakta teminatları bir arada sunan seçeneklerden yararlanabilirler. İki teminat ayrı ayrı satın alınabilmektedir. Sigortanın başlangıç tarihinden itibaren kişide meydana gelen hastalıkları kapsayan tanımlayıcı sağlık sigortalarında doğum, mamogrofi, check up, diş taşı temizliği, yıllık olağan diş kontrolü gibi ek teminatlar da bulunabilmektedir. Sigorta poliçesine göre değişebilen teminatları kişiler kendi istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleyebilmektedir. Teminat kapsamı değişen poliçelerin prim miktarları da değişiklik göstermektedir. Ancak özel sağlık sigortası ile karşılaştırıldığında tamamlayıcı sağlık sigortasının primleri özel sağlık sigortası primlerinin üçte biri kadar olmaktadır.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortasında Yatarak ve Ayakta Teminat Kapsamı

    Tamamlayıcı sağlık sigortasının başlangıcı itibari ile gerçekleşen tıbbi olaylar sonucunda gerekli olan ve doktor raporu ile onaylanan dahili veya cerrahi yatış, sigortalı olan kişinin hayati bir tehlikeye neden olan acil sağlık giderleri, küçük müdahaleler yatarak tedavi teminatları içinde bulunmaktadır. Ambulans temini, otelcilik masrafı olarak belirtilen hastanede kalma durumunda tek kişilik özel oda ve refakatçi masrafı gibi ek teminatlarda poliçeye göre kapsama girmektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortası başlangıcından itibaren meydana gelen muayene, tahlil, modern teşhis yöntemleri ve fizik tedavi hizmetleri ayakta tedavi kapsamında bulunmaktadır. Ayakta tedavi kapsamından yararlanmak poliçe kullanımı boyunca 6 defa ile sınırlandırılmaktadır. Muayene işlemi ve bu muayene ile ilişkili olan tanı işlemleri 1 defa olarak değerlendirilmektedir. Ancak tüm işlemlerin 1 defa olarak sayılabilmesi için işlemlerin hepsinin aynı kurumda yapılması şartı SGK tarafından belirtilmiştir. Ayrıca sigortalarda ayakta veya yatarak fark etmeksizin doğum teminatı bulunmaktadır. Doğum teminatı poliçede ayrı hesaplanmakta ve sigorta firmalarına göre değişiklik göstermektedir.
 

Özel Sağlık Sigortası Nedir.?

    Her insan hayatı boyunca mutlaka ciddi ya da hafif bir hastalık geçirmektedir. Salgınlar, kronik rahatsızlıklar ya da hiç beklenmeyen sürpriz hastalıklar karşısında kişilerin en iyi tedavi hizmetini alması ve sağlığına kavuşması, en doğal hakları arasında bulunmaktadır. Kişiler devlet tarafından sigortalı yapılmamışsa veya mevcut devlet güvencelerinin yetersiz geldiğini düşünüyorlarsa, özel sağlık sigortası yaptırmayı tercih etmektedir. Devlet sigortasından farklı olarak kapsamı daha geniş olan özel sağlık sigortaları, sigorta yaptıran kişinin özel sağlık kurumlarında dilediği doktordan sağlık hizmeti sağlamasına imkân tanımaktadır. Özel sağlık sigortaları, kişilerin yaşadığı hastalık ve kaza gibi durumlar sonucunda ortaya çıkan sağlık masrafların karşılanmasını sağlamaktadır. Özel sağlık sigortalarında yatarak ve ayakta tedavi olmak üzere iki genel teminat bulunmaktadır. İki teminat kapsamının birleştirilmesi, her türlü sağlık giderlerinde sigortanın sigortalıyı maddi anlamda desteklemesini sağlamaktadır. Özel sağlık sigortası kapsamı genişletilebilir bir sigorta tipidir. Kişilerin beklentilerine ve ihtiyaçlarına göre ek teminatlar sigortaya dâhil edilebilir.

Özel Sağlık Sigortası Özel Şartları Nelerdir?

    Özel sağlık sigortası yaptırırken sigortanın genel ve özel şartları iyice okunmalı ve netleştirilmelidir. Kişilerin ek taleplerine göre genişletilebilen özel sağlık sigortalarında sigorta yapan tarafın şartlarının da incelenmesi olası bir durumda sigortalının sigortanın teminatı dışında kalma ihtimalini ortadan kaldırır. Özel sağlık sigortalarının genel şartlar kısmı sigorta şirketine göre büyük farklılıklar göstermemektedir. Sigortaların farkını belirleyen detaylar ve ayrıntılar, özel şartlar bölümünde yer almaktadır. Özel şartlar kısmı her poliçeye göre farklılık göstermektedir. Kişiler sigorta yaptırmadan önce özel şartları mutlaka incelemelidir. Gerekli durumlarda ek teminatlar ile kapsamı genişletilen özel sigortalar, duruma göre sadece sağlık masraflarını değil çalışılmayan günlerde meydana gelen gelir kayıplarını da karşılamaktadır. Sigorta poliçesi yurt içinde ve yurt dışında geçerli olabilmektedir. (Poliçenin geçerli olduğu yerler özel şartlarda belirtilmektedir.) Kapsamı genişletilen özel sağlık sigortaları ile kişiler dünyanın neresinde olursa olsun istediklerini sağlık hizmetini alabilmektedir. Özel sağlık sigortaları kişilerin modern tedavi yöntemleri ile istedikleri sağlık kurumlarından hizmet alırken, maddi olarak zor durumlar yaşamalarının önüne geçmektedir.

Kimler Özel Sağlık Sigortası Satın Alabilir?

    Özel sağlık sigortası yaptırmak bir zorunluluk değildir. Özel sağlık kurumlarından sağlık hizmeti almak isteyenler kişiler, hem kendileri hem de yakınları için özel sağlık sigortası yaptırabilir. Yeni doğan bebeklerden 65 yaş sınırına kadar herkes özel sağlık sigortalarından yararlanabilir. Sağlık sigortalarında genel olarak bilinen 65 yaş sınırı, ortalama olarak 56 – 65 yaş aralığında değişmektedir. Yaş sınırları sigorta şirketlerine göre farklılık göstermektedir. Özel sağlık sigortaları genel teminatları, kişinin sigorta yapılma tarihinden önce geçirmiş olduğu tanısı konulan ya da tedavisi gerçekleştirilen hastalıklarını kapsamamaktadır. Özel sağlık sigortalarına eklenen teminatlar ile bu durum ortadan kaldırılabilir. Kişilerin farklı ihtiyaçlarına yönelik teminatlar eklenirken de yaş, meslek risk grubu, cinsiyet gibi faktörler göz önünde bulundurularak yeni prim hesaplamaları yapılmaktadır. Ek teminatlarla genişletilen özel sağlık sigortaları, ömür boyun yenileme garantisi ile sigortalının geçirdiğin hastalıkların tekrarında da ödeme yaparak uzun vadeli bir hizmet sunmaktadır.

Özel Sağlık Sigortası Ne zaman Yapılmalı?

    Özel sağlık sigortası doğumdan itibaren yaptırılabilir. Zaman kısıtlaması bulunmayan özel sağlık sigortasını kişiler istedikleri zaman yaptırabilmektedir. Kişilerin özel sağlık sigortalarına evlenmeleri durumunda eşlerini, hatta evlat edindikleri çocukları dahi ekletmesi mümkündür. Aile paketleri halinde sunulan özel sağlık sigortalarında her yeni aile ferdi için istenen zaman ekleme yapılabilir. Her aile bireyi için ayrı düzenlenen poliçeler, farklı teminat kapsamları ile bireysel çözümler sunmaktadır. Sağlık veya aile durumunda değişiklikler olduğunda, sigorta kapsamında da değişikliklere gidilmektedir. Yıllık yapılan sağlık sigortalarında, her yenileme döneminde ekleme veya çıkartma yapmak mümkündür. Kadınlar bebek sahibi olmaya karar verdikleri zaman özel sağlık sigortalarının sunduğu doğum öncesi ve sonrası hizmetlerden yararlanabilirler. Sağlık sigortası yaptırmaya karar verirken bir uzman görüşü almak, hem prim hesaplamalarının yapılmasında hem de sigorta kapsamının belirlenmesinde yol gösterici olacaktır. Uygun prim ödemeleri ile kapsamlı bir özel sağlık sigortasına sahip olmak kişiler, yaşayacakları her türlü sağlık problemi karşısında güvence altına girerler.

Özel Sağlık Sigortası Teminatları Nelerdir?

    Özel sağlık sigortasının amacı, hastalık veya kaza gibi durumlarda ortaya çıkan sağlık giderlerini karşılamaktır. Özel sağlık sigortasının kapsamında varsa hastalık ve kazadan doğan iş göremezlik durumları içinde ödeme yapmaktadır. İş göremezlikten doğan maddi kayıplar özel sağlık sigortaları tarafından karşılanabilmektedir. Özel sağlık sigortalarının iki belirleyicisi vardır. Bu belirleyicilerden ilki her sigorta poliçesinde yaklaşık olarak aynı olan genel şartlar ve her poliçenin kapsamını kişiye özel kılan özel şartlardır. Özel şartlar sonucunda ortaya çıkan sağlık sigortası poliçeleri kişilerin sağlık giderlerini belirli teminatlara ve limitlere göre karşılamaktadır. Özel sağlık sigortası teminatları genel olarak ikiye ayrılmaktadır. Teminatlardan ilki ayakta tedavi teminatıdır. Ayakta tedavi teminatı kapsamında; doktor muayenesi, röntgen ve tahlil gibi tanı araçları, ilaç reçetesi, fizik tedavi bulunmaktadır. Bir diğer kapsam olan yatarak tedavi teminatında ise sigortalının hastanede kalmasına neden olacak tedaviler ve müdahaleler ile kemoterapi gibi belirli süreli hastane yatışı gerektiren tedaviler bulunmaktadır.

Özel Sağlık Sigortası Teminatları Neleri Kapsar?

    Yatarak tedavi teminatı kapsamlı olarak incelendiğinde çok farklı alanları kapsadığı görülmektedir. Sigorta poliçesinde belirlenen durumlara göre hastanede yatmayı veya acil sağlık hizmetleri kapsamında bulunan tedavi harcamalarını kapsamaktadır. Sigorta poliçesinde bulunan konaklama şartlarına göre sigortalının kaldığı oda ve yemek masrafları yatarak tedavi kapsamında karşılanır. Cerrahi müdahaleler, yoğun bakım ünitesinde karşılanan tedaviler, tıbbi donanımlar özel sağlık sigortası tarafından ödenen sağlık hizmetleri arasında yer almaktadır. Tedavisi hastanede yapılan ve sigorta poliçesi kapsamında olan kemoterapi, radyoterapi, fizik tedavi gibi tedaviler, doğum ve doğum sonrası bakım masrafları özel sağlık sigortaları tarafından karşılanabilir. Yatarak tedavi kapsamında poliçe kapsamındaysa refakatçi olarak kalan kişinin konaklama ve yemek masrafları da teminata dâhil olabilir. Ayakta tedavi teminatının kapsamında ise doktor muayenesi, hastalığa teşhis koymak amacıyla yapılan incelemeler, teşhis sonrası tedavi amacı ile verilen ilaçlar, fizik tedavi gibi hastanede kalmayı gerektirmeyen türde sağlık giderleri bulunmaktadır. Yatarak tedavi ve ayakta tedavi teminatlarının birlikte alınması oldukça geniş kapsamlı bir özel sağlık sigortası yaptırılması anlamına gelmektedir.

Özel Sağlık Sigortasının Karşılamadığı Durumlar Nelerdir?

    Özel sağlık sigortası kapsamı poliçeye göre farklılık göstermektedir. Özel sağlık sigortalarının genel şartları şirkete göre büyük farklılıklar içermez. Ancak sigortanın özelleşmesini sağlayan şartlar her şirkete göre hatta poliçeye göre farklılık göstermektedir. Sigorta yapacak olan şirket özel sağlık sigortasının kapsamlarını belirlemeden önce sigortalı olacak kişiden yaş, meslek, cinsiyet gibi kişiler bilgilerin yanı sıra tıbbi geçmişi ile alakalı bilgiler de istemektedir. Yaş, cinsiyet ve meslek kişinin bulunduğu risk grubunu belirlemek kullanılan esas bilgilerdir. Sigorta yaptıracak kişilerin tıbbi geçmişleri özel sağlık sigortalarının kapsamını belirlemektedir. Aileden kalıtımsal rahatsızlığı olan kişiler içinde özel sağlık sigortası yaptırırken risk grubuna ve hastalık durumuna göre sigorta teminatına alınmamaktadır. Özel sağlık sigortalarına ekleme yapılmadığı sürece büyük bir çoğunun diş, doğum gibi sağlık kapsamları bulunmamaktadır. Eğer sigorta yaptıracak kişi ek kapsamlara ihtiyaç duyuyorsa poliçe düzenlenirken istediği eklemeleri yaptırmalıdır. Özel sağlık sigortası poliçesine eklenecek her ek kapsam sigorta priminin artmasına neden olacaktır.

Özel Sağlık Sigortası Kapsamında Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Özel sağlık sigortasının teminatları sigorta şirketi tarafından belirlenmektedir. Bu yüzden sigorta yaptıracak kişiler, poliçelerinin özel şartlarını mutlaka okumalıdır. Sigorta yaptırmadan önce kişilerin özel sağlık sigortasından beklentilerini açıkça belirlemeleri ve sigorta şirketine ifade etmeleri arzu ettikleri poliçeye sahip olmalarını sağlayacaktır. Sigorta başlangıç tarihinden önce belirtileri başlayan, tanısı konulan veya tedavisi görülen rahatsızlıklar özel sağlık sigortasının kapsamına alınmamaktadır. Ömür boyu yenileme garantisi bulunmayan poliçelerin yenilenmelerinde bir önceki poliçe döneminde geçirilen hastalıklar ya kapsam dışına çıkarılmakta ya da poliçe primi yükselmektedir. Tek bir poliçe üzerinden aile boyu sigorta yaptırılmak istendiğinde kişiye özel teminat belirlenmesi gerekmektedir. Her aile bireyinin özel sigortasının kapsamı faklı olacağı için primleri de ayrıca hesaplanmaktadır. Özel sağlık sigortası kapsamında yurt için sağlık masrafları karşılanmaktadır. Sigortalı olacak kişi eğer çok fazla seyahat ediyorsa sigortasının kapsamını yurt dışına özel olarak genişletmek durumundadır. Özel sağlık sigortasının amacının kişinin istediği kalitede sağlık hizmeti almasını sağlamak olduğu için kapsamlar konusunda sigorta yaptıracak kişilerin oldukça dikkatli davranması gerekmektedir. Sigorta yapan kuruma yanlış beyan verme durumunda özel sağlık sigortasının işlevselliğini yitireceği unutulmamalıdır.

Özel Sağlık Sigortası ile Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortalanan kişiler ya da sağlık harcamalarını kendileri karşılayanlar için iki farklı sağlık sigortası tipi bulunmaktadır. Bu sigortalardan birisi SGK’lılara yönelik teminatlar sunan tamamlayıcı sağlık sigortasıdır. Tamamlayıcı sağlık sigortası sadece SGK üzerinden sağlık güvencesi olan kişiler tarafından yaptırılabilmektedir. Özel sağlık sigortası ise tamamlayıcı sigortanın aksine herhangi bir ön şart gerektirmeden herkes tarafından yaptırılabilmektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortasının kapsamı genel şartlarda Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağlık güvencesi kapsamında tamamen ya da kısmi olarak karşıladığı sağlık giderleri ile belirlenmektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortasına SGK kapsamı dışında kalan teminatları ekletmek için ek başvuru ve prim hesaplaması yaptırmak gerekmektedir. Özel sağlık sigortasının kapsamı ise sigorta yaptıracak kişi tarafından belirlenmektedir. Sigortanın teminatları ve teminatların ödeme limitleri sigorta yaptıracak kişinin tercihine göre şekillenmektedir. Özel sağlık sigortasının sağladığı avantajlardan en önemli olanı kişilerin diledikleri sağlık kurumunu ve tedavi yöntemini seçmelerine olanak tanımasıdır. Tamamlayıcı sağlık sigortası da SGK tarafından belirlenen kapsamlar dışında kişilerin kendi tercihleri doğrultusunda yüksek fark ücreti ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlamaktadır.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Özel Sağlık Sigortası Yerine Geçer mi?

    Tamamlayıcı sağlık sigortası uzun yıllardan beri gelişmiş Avrupa ülkelerinde devlet desteğinin üst seviyeye taşınmasını sağlamak için uygulanan bir sigorta tipidir. Özel sağlık sigortalarının sağladığı kapsamları devlet desteği ile sağlamak hem kişilerin daha kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlamak hem de devlet desteğinin kapsamını genişletmek tamamlayıcı sağlık sigortasının amaçları arasında yer almaktadır. Yüksek ödemeli özel sağlık sigortalarının yerini alması için uygulama konulan tamamlayıcı ve destekleyici sağlık sigortası, Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden güvencesi olanlar ve onların bakmakla yükümlüğü olduğu eş ve çocukları için özel sigorta kapsamına varan hizmetler sunmaktadır. Tamamlayıcı sağlık sigortasının da özel sağlık sigortasının da yatarak ve hem yatarak hem ayakta tedavi teminatları bulunmaktadır. Kapsam olarak çeşitli düzenlemeler ile birbirlerine yakın teminatlar sunan iki sigortadan tamamlayıcı sağlık sigortası SGK’lı olanlar için büyük avantaj sağlamaktadır. Özel sağlık sigortalarından vergi avantajı %5 olarak belirlenmişken, tamamlayıcı sağlık sigortasının yaygınlaşması için bu oran %15 olarak belirlenmiştir.

 

Meydana gelmesi düşünülen zararların tazmini maksadıyle yapılan çift taraflı bir akit.

HİZMETLERİMİZ