TÜM HABERLER

TÜM HABERLER

Tarım sigortaları 6 yılda 8 kat BÜYÜDÜ

TARSİM, 2012 yılı faaliyet raporunu açıkladı. Rapora göre, 2012 yılında poliçe adedinde yüzde 26,6, sigorta bedelinde yüzde 35,9, prim üretiminde ise yuzde 13,3 artış görüldü. 2006-2007 yıllarında üretime başlanan devlet destekli tarım sigortasında, TARSİM’in her geçen yıl yeni teminatlar eklemesiyle sigortalılık oranı arttı. Branşlara eklenen her teminatla çiftçinin sigortaya olan yaklaşımı olumlu yönde değişinken. 2006-2007’de 64 milyon 103 bin lira olan prim üretimi 2012 yılında 499 milyon 348 bin liraya yükseldi. Devlet destekli tarım sigortacılığının Türkiye’deki temsilcisi TARSİM, 2012 yılı faaliyet raporunu açıkladı. Rapora göre 2012 yılında poliçe adedinde yüzde 26,6 oranında artış yaşandı, bu rakam 2011 yılında yüzde 58’di. 2011 yılında yüzde 75 artış gösteren sigorta bedelinde 2012’de yüzde 35,9 oranında artış görüldü ama bu artış 2011 ile kıyaslandığında bir düşüş olarak da görülebilir. 2011 yılında prim üretiminde yüzde 138 olan büyüme oranı 2012 yılında yüzde 13,3’te kaldı. 2012 yılında sigorta bedelinin branşlara göre dağılımıysa şöyle: Bitkisel Ürün yüzde 58,2, Büyükbaş Hayvan Hayat yüzde 21,4, Sera yüzde 13,9, Su Ürünleri Hayat yüzde 3,4, Küçükbaş Hayvan Hayat yüzde 2,1, Kümes Hayvanları Hayat sigorta bedeli ise yüzde 1. Raporda branşlara göre prim üretiminin dağılımıysa şu şekilde veriliyor: Bitkisel Ürün yüzde 54,6, Büyükbaş Hayvan Hayat yüzde 34, Küçükbaş Hayvan Hayat yüzde 5,1, Sera yüzde 3,1, Su Ürünleri Hayat yüzde 2,7, Kümes Hayvanları Hayat yüzde 0,5. Poliçe dağılımında da rakamlar şu şekilde kaydedildi: Bitkisel Ürün yüzde 93,2, Büyükbaş Hayvan Hayat yüzde 4, Sera yüzde 1,9, Küçükbaş Hayvan Hayat yüzde 0,9, Su Ürünleri Hayat yüzde 0,01, Kümes Hayvanları Hayat yüzde 0,03. Bunların yanı sıra, raporda, 2012’de ödenen hasarların branşlara göre dağılımı şöyle aktarılıyor: Büyükbaş Hayvan Hayat yüzde 53,2, Bitkisel Ürün yüzde 40,5, Sera yüzde 5,4, Küçükbaş Hayvan Hayat yüzde 0,8, Su Ürünleri Hayat yüzde 0,1, Kümes Hayvanları Hayat yüzde 0,01. Bitkisel Ürün Sigortası’nın Yıllar İtibarıyla Gelişimi 2007 yılında üretimine başlanan bitkisel ürün sigortasında en çok artış 2011 yılında gözlemleniyor. Öyle ki bu branş 2011’de yüzde 161 gibi çok iyi bir rakam yakalıyor. 2012 yılında bitkisel ürün sigortasında prim üretiminde en çok artış yüzde 15,9 ile Malatya ilinde oluyor. İl bazında poliçe dağılımındaysa yüzde 10,5 ile Tekirdağ birinci. Ürün bazında sigorta bedelini en çok artıransa yüzde 26,9 ile buğday oluyor. Prim üretimi dağılımında ürün bazında yüzde 19,4 ile kayısı ilk sıraya oturuyor fakat poliçe sayısı dağılımında yüzde 42,9 ile buğday birinci oluyor. Ödenen hasarlardan en yüksek oran yüzde 16,6 ile buğday, ödenen hasarların nedenine göre en yüksek hasar sebebi yüzde 73,7 ile dolu yağışından kaynaklanıyor. Sera Sigortası’nın yıllar itibarıyla gelişimi Poliçe üretimine 2006 yılının ikinci yarısından itibaren başlanan Sera Sigortaları’nın 2012’deki toplam prim üretimindeki payı 3,1. Sera sigortaları poliçe adedinde en çok artış 2012 yılında yüzde 121 oldu. Sigorta bedelinde ve prim üretiminde en çok artış 2011 yılında gerçekleşti. Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nın yıllar itibarıyla gelişimi 2011 yılında kesilmeye başlanan Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nın 2012’de toplam prim üretimindeki payı yüzde 5,1. 2012 yılında bu branş poliçe adedinde yüzde 271, sigorta bedelinde yüzde 322, prim üretimindeyse yüzde 302 artış yakaladı. İl bazında sigortalı hayvan sayısı dağılımında yüzde 9,4, il bazında sigorta bedeli dağılımında yüzde 9,3, il bazında prim üretimi dağılımında yüzde 9,3 ile Konya birinci sırada yer alıyor. HER 4 KİŞİDEN BİRİ TARIM ALANINDA ÇALIŞIYOR Türkiye’de tarım sektörü; nüfusun gıda maddeleri gereksinimini karşılaması, milli gelire ve istihdama katkısı, tarıma dayalı sanayinin ham madde ihtiyacını karşılaması, nüfusun belli bir kesimine istihdam imkanı sağlaması, dışa bağımlılığın önlenmesi ve ödemeler dengesi üzerinde önemli ve olumlu etkilerinin olması gibi başlıca temel nedenlerle, ekonomide stratejik rol ve işlevini korumayı sürdürüyor. Tarım sektörünün ekonomiye katkısını, diğer bir deyimle ekonomideki yerini, Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) belirliyor. GSYİH’nin genel ekonomi içindeki payı, bu katkının büyüklüğünü ve önemini ortaya koyması bakımından önemli. Türkiye’nin millî geliri, 2012 yılında 782 milyar dolara ulaşmış olup, bunun yüzde 8’ini; yani, 62,5 milyar dolarını tarım oluşturdu. Yani, tarımsal GSYİH 2002 yılında 23,7 milyar dolardan, 2012 yılında 62,5 milyar dolara çıktı. Bu değerler, tarım gibi faaliyet alanı büyüklük olarak değişmeyen bir sektörde, daha az insanın, daha çok ürettiğini ve verimliliğin arttığını bize göstermesi açısından önemli. Yine 2002 yılında tarımda kişi başına gelir 1000 dolar civarındayken, 2012 yılı itibarıyla 3 bin 622 dolara çıktı. Ülkemizde 2002 yılında, çalışan insanların yaklaşık yüzde 35’i tarımda çalışıyorken, bugün Türkiye’de çalışanların yüzde 24,6’sına tekabül eden yaklaşık 6,1 milyon kişi tarım sektöründe çalışıyor. Yani, nüfusun 1/3’ü, tarımsal faaliyetlerle geçimini sağlıyor. Bir başka ifadeyle çalışan her dört kişiden biri, tarım alanında faaliyet gösteriyor. Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nın yıllar itibarıyla gelişimi 2012'de Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nın toplam prim üretimindeki payı yüzde 34. Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası poliçe adedinde en çok artış yüzde 119’la 2009 yılında yaşanırken, sigorta bedelinde en çok artış yüzde 133 ile 2010 yılında gerçekleşti. Bu branş prim üretiminde de yüzde 145’le yine 2010 yılında en çok artışı gerçekleştirmiş. Sigortalı hayvan sayısındaki en çok artış ise 2011 Bu branşta İl Bazında Sigortalı Hayvan Sayısı Dağılımı’nda yüzde 8,5, İl Bazında Sigorta Bedeli Dağılımı’ndaysa yüzde 8,7 ve İl Bazında Prim Üretimi Dağılımı’nda yüzde 7,8 ile birinci Konya. Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nda ödenen hasarların nedenine göre dağılımında başı yüzde 44,4 ile ölüm alıyor. Kümes Hayvanları Hayat Sigortası’nın yıllar itibarıyla gelişimi Üretimine 2006 yılının ikinci yarısından itibaren başlanan Kümes Hayvanları Hayat Sigortası’nın 2012 yılında toplam prim üretimindeki payı yüzde 0,5. Bu branşın poliçe adedinde en çok artış yüzde 237 ile 2008 yılında gerçekleşmiş. Sigorta bedelindeki artış ise yüzde 116, prim üretimindeki artış da yüzde 150 ile Su Ürünleri Hayvan Hayat Sigortası’nın yıllar itibarıyla gelişimi Üretimine 2006 yılının ikinci yarısından itibaren başlanan Su Ürünleri Hayvan Hayat Sigortası’nın 2012'de toplam prim üretimindeki yeri yüzde 2,7. Bu branşın poliçe adedinde en çok artış yüzde 185 ile 2012 yılında gerçekleşti. Sigorta bedelinde yüzde 171 ve prim üretiminde yüzde 192 ile en çok artış 2011’de görüldü.

TARSİM; Sigorta Sadece Zor Zamanlarda Hatırlanmamalı

Tarım Sigortaları Havuzundan (TARSİM) yapılan açıklamada sigortanın sadece zor zamanlarda hatırlanılmaması gerektiğini belirtti. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM), sigorta bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılması amacıyla, bu yıl 29 Mayıs – 4 Haziran tarihleri arasında kutlanan Sigorta Haftası ile ilgili bir kutlama mesajı yayınladı. TARSİM'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "TARSİM olarak, üreticilerimizin talep ve beklentilerine yönelik duyarlılığımız üst düzeyde. Şartlar elverdiğince, yenilikleri en hızlı ve etkin bir şekilde uygulamaya alıyoruz ve üreticilerimizin hizmetine sunuyoruz. Bu yılın başında üreticilerimizin uzun zamandır beklediği İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortasını buğday ürününde uygulamaya aldık, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için hırsızlık teminatını vermeye başladık ve meyve ağaçları da artık teminat kapsamında. Frekansı ve şiddeti artan risklerle dolu dünyamızda, sigorta artık ihtiyaç ve zorunluluk. Tarımsal üretimde tohum, gübre, ilaç, yem ve diğer bitki besleme maddeleri gibi sigorta da önemli bir tarımsal girdi konumunda. Tarımsal üretimin verimli ve sürdürülebilir olması için sigortayı sadece başımıza kötü bir şey geldiğinde hatırlamak yerine hayatımızın bir parçası olarak görmek, zamanında ve mutlaka yaptırmak son derece önemli. Bu bilincin toplumumuzda oluşması ve yaygınlaşması amacıyla gerçekleştirilen SigortaHaftası'nı kutluyor, üreticilerimize Tarım Sigortalarını ihmal etmemeleri önerisinde bulunuyoruz"

İSADER; Sigorta Acenteleri Poliçe Kesemez Hale Geldi

İskenderun Sigorta Acenteleri Derneği (İSADER) Başkanı Yasin Keleş, zorunlu trafik sigortası poliçelerinin sorunlu hale geldiğini belirterek,  “Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinde, 12 Nisan 2017’den itibaren uygulanmak üzere tavan fiyat uygulaması getirilmiştir. Bu tarifenin yürürlüğe girmesiyle Zorunlu Trafik Sigortası ‘Sorunlu Trafik Sigortası’ haline gelmiştir” dedi. İSADER Başkanı Yasin Keleş, konu ile ilgili yaptığı açıklamasında; “Aylar öncesinde Trafik Sigortasında fiyatların düşeceği basın ve yayın organlarında, sosyal medyada haber olarak duyurulmuş ve bunun sonucunda birçok sigortalımız düşük fiyata sigorta yaptırma beklentisine girmiş ve yeni tarifeyi beklemişlerdir.Tavan Fiyat tarifesinin 12 Nisan 2017 tarihinde yürürlüğe girdiği günden itibaren Hazine Müsteşarlığının uyarısına rağmen maalesef Sigorta şirketleri, zorunlu trafik sigortası teklifi vermede ve bu sigortayı yapmakta bugün olmuş hala zorluk çıkarmaktadırlar. Bazı bahanelerle işi yokuşa sürmektedirler. Bunlardan bazıları; sistemde arıza olduğunun belirtilmesi, mevcut sistemlerinin tavan fiyat uygulamasına uyumlu hale getirilmesi nedeniyle düzeltiliyor denilmesi, acente ile merkez arasındaki bağlantının kapalı olduğunun söylenmesi, kredi kartına 3-4 taksit kaldırılıp nakit ya da tek çekim uygulamasına geçilmesi, onaya gönderilen poliçeye onay verilmemesi ya da onay süresinin uzaması, poliçesi düzenlenecek olan araçların fotoğraflarının istenmesi, ehliyet ya da ruhsatlarını sisteme yükletme yoluyla işlemlerin artırılması, Ferdi Kaza, Konut sigortası, İhtiyari Mali Sorumluluk vb. gibi ek poliçeler istenerek sigortanın daha pahalı hale getirilmesi ve tüketicilere maliyetlerin artırılması, günlük kota uygulamaları, yeni tescil yani sigortalıya ilk düzenlenecek poliçelere teklif bile verilmemesi gibi aradan geçen bunca zamana rağmen şirketlerin hala programlarını revize edemedikleri, güncelleyemedikleri veya sistemlerde hata olduğu gerekçeleriyle, bazı şirketler de keyfe keder ve hiçbir dayanak göstermeden, hiçbir hasar verisine dayanmaksızın 'Ben bu aracı istemiyorum' diye poliçe tanzim etmemektedir. Bazı şirketler acentelerinde poliçesi yapılacak aracın ruhsat fotokopilerinin resmini görmeden poliçe yapmazken, kafalarına göre bazı araçların 4 tarafından çekilmiş resimlerinin gönderilmesi sonucu yine keyfe göre ya onay vermekte ya da onay vermemektedir.Tavan Fiyat uygulamasının yürürlüğe girdiği 12 Nisan 2017 itibariyle poliçe üretimi yapmak biz acentelerde ızdırap haline gelmiştir. Hiçbir acente meslektaşımız acentesi olduğu Sigorta Şirketinden şu veya bu sebeple poliçe üretimi yapamamaktadır. Zorunlu Trafik Sigortası ülkemiz ekonomisine sağladığı katkı kadar 17.000’in üzerinde biz acentelere gelir kaynağı, 35.000’in üzerinde teknik personele de bir iş imkanı sunmaktadır. Bu durumlar karşısında bunca yıl sigorta bilincini yaymak için gece gündüz emek vermiş sigortalılarına hizmet vermiş, istihdama katkıda bulunmuş ve Devletine vergisini ödemiş acentelerimizin komisyon gelirleri de düşmüş birçoğu kapanma noktasına gelmiş ve maliyetleri düşürmek adına personel çıkışları başlamıştır. İSADER (İskenderun Sigorta Acenteleri Derneği) olarak Sigorta Haftası’nı buruk kutladığımız bu günlerde Sektörümüzde 20 Milyonun üzerinde vatandaşımızı,17000’in üzerinde acente meslektaşımızı, 35.000’in üzerinde çalışanı çok yakından ilgilendiren bu soruna kalıcı bir çözüm bulunmasını istiyoruz” dedi. 

İTO dan Sigorta Sektörü İçin Yol Haritası

İZMİR Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, düzenledikleri 'Sigorta Sektörü Geleceğini Arıyor' arama konferansı ile sektöre yol haritası çizdiklerini belirterek, "Sigorta sektörü ekonomiden daha fazla pay almalı, bunun için düzenlemeler yapılmalı" dedi.   İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 'Sigorta Sektörü Geleceğini Arıyor' başlıklı arama konferansının İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’in moderatörlüğünde gerçekleştirildiğini söyledi. Arama konferansına Oda üyelerinin yanı sıra, sigorta acenteleri, sigorta eksperleri, sigorta şirketlerinin yöneticileri, uzmanlar, banka yöneticileri, avukatlar, akademisyenler ve öğrencilerden oluşan sektöründe uzman 52 kişinin katıldığını belirtti.   Arama Konferansında ABD, İngiltere ve İsviçre gibi gelişmiş ülkelerde sigorta sektörünün ülke ekonomisinden ciddi oranda pay aldığına dikkat çekildiğini belirten Demirtaş, Türkiye’de de sektörün mevcut büyüklüğünün birkaç katına çıkma potansiyeli olduğunu dile getirdi. Demirtaş, "Sektör, gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 1.5'i kadar bir prim üretimine sahip olmasına karşın, GSYİH'nın yaklaşık 45 katı kadar riski teminat altına alıyor" dedi. Sektörün kısa vadeli, günlük sorunlar ve bunların çözümü üzerinden faaliyetlerini sürdürdüğü, bunun da sektörün önünü görmesini engellediği belirten Demirtaş, "Bu edenle tüm paydaşların katılımı ve mutabakatı ile sektöre uzun süreli bir yol haritası oluşturulmasına dair mutabakata varıldı. Çok önemli öneriler çıktı. Bunların en başında sigorta sektörünün Türkiye ekonomisinden daha fazla pay alabilmesi için sigorta sektörünün en gelişmiş olduğu ülkelerdeki uygulamalar ve teknolojiler örnek alınmalı, sigorta sektöründe yer alan yabancı firmaların Türkiye piyasasıyla tecrübelerini daha fazla paylaşması talep edilmeli" diye konuştu.   Demirtaş, diğer önerileri başlıklarıyla şöyle sıraladı:   – Sigorta sektörü dijital dönüşüme uyum sağlamalı, teknolojiyi daha etkin kullanmalı.   – Mobil uygulamalar geliştirilmeli ve bu sayede alternatif ve yeni satış-pazarlama/dağıtım kanalları yaratılmalı.   – Gelecek tehditlere karşı acentelerin profesyonelleşmesine bağlı komisyon ve gelir arttırıcı yeni araçlar bulunmalı.   – Üniversitelerde tek bir Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü yerine ayrı olarak Bankacılık ve Sigortacılık Bölümleri oluşturulmalı.   – Sigorta sektörünün iş hayatına yeni atılacak gençler tarafından meslek olarak tercih edilmesi için tanıtım filmleri çekilmeli, dizi ve reklamlarda sigortacılık sektörüne daha fazla yer verilmeli.   – Kamu bina, araç ve alanlarının sigortalanmasının önündeki engeller kaldırılmalı.   – Sigorta sektörünün imajı iyileştirilmeli, tüketiciler sigorta konusunda bilinçlendirilmeli.   – Sigorta sektörünün denetimine yönelik olarak BDDK benzeri özerk ve bağımsız bir yapının SDDK (Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) oluşturulmalı ve sigorta faaliyeti yapan her şirket etkin olarak denetlenmeli.   – Sektörde haksız rekabeti gerçekleştirenler engellenmeli.   – Sigorta sektörünün itibarını korumak ve güvenini arttırmak amacıyla kusurlu, eksik ve ayıplı mal satma konusunda yaptırımlar arttırılmalı.   – Kanun yapıcı sektörle ilgili düzenlemeleri hazırlarken tüm tarafların görüşlerini almalı.   – Yetki sahibi olmayan kişilerin danışman ünvanıyla sigortacılık faaliyetini yapması ve levhaya kaydı olmayan acentelerin satış yapması engellenmeli.   – Sigortacılık bilgisine haiz hakim ve savcıların görev yaptığı sigorta ihtisas mahkemeleri kurulmalı.

Sigorta Sektöründe inovasyon Konuşuldu

Sigorta Haftası kapsamında gerçekleştirilen VI. Ulusal Sigorta Sempozyumu, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Sigorta Birliği’nin katkılarıyla Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM) tarafından 29 Mayıs Pazartesi günü Swissotel the Bosphorus’da düzenlendi. Sempozyumda sigorta sektöründe inovasyonun önemi kamu, sigorta şirketleri, aracı ve yardımcı hizmetler perspektifiyle değerlendirildi ayrıca bilgi işlem teknolojilerinde son gelişmeler ele alındı.   “Sigorta Sektöründe İnovasyon” konulu sempozyumun açılış konuşmaları Hazine Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan Yardımcısı Halim Mete ile Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar tarafından gerçekleştirildi.   İnovatif fikirlerle sektörü yönetmek en temel görevlerimiz den biri, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar açılışta yaptığı konuşmada sempozyumun inovasyon başlıklı gündeminin çok önemli olduğuna ve buradan çıkacak değerli görüşlerin geleceği aydınlatacağına değinerek, “Hızlı değişen dünyaya ayak uydurmak gibi farklı sorumluluklarımızın en başında gelenlerden biri olan inovasyon ve inovatif fikirlerle şirketleri, sektörü yönetebilmenin en temel görevlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Günümüzde inovasyon sadece üst yönetimin bir iş kolu sayılmadan, bir şirket kültürü haline getirilerek ortak bir çabayla oluşturulan bir politika olmalı” dedi. Çağlar konuşmasının devamında, dijital devrimi kaçırmak istemediklerini bunun için, dijitalleşme ve inovasyonu takip etmek üzere herkese ayrı sorumluluklar düştüğünün altını çizdi.   Çağlar’dan sonra sözü alan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan Yardımcısı Halim Mete her sektörde olduğu gibi sigorta sektöründe de rekabetçi olmak için inovatif olmak gerektiğine değindiği konuşmasını şöyle sürdürdü:    "Teknolojiyi kullanarak ve inovasyona önem vererek paydaş ve müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmalıyız. Ayrıca inovasyonu yeni ürün ve iş alanı olarak görmenin ötesinde şirket risklerini minimize eden stratejik yatırımlar olarak görmeliyiz."   Hazine Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç ise ister sigorta şirketi ister acente olsun yeni fikirlerin her zaman çıtayı yükselttiğini vurgulayarak; “İnovasyonda dünyayı takip etmenin yanı sıra kendi fikirlerimizi de göz ardı etmeyerek geliştirmeliyiz. İş dünyasında da tüm sektörler değişim ve dönüşüme kafa yorarak geleceği okuyabilmeli ve stratejilerini buna göre yön vermeli” dedi.   Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri M. Akif Eroğlu’nun başkanlığını yaptığı Sigorta Sektöründe İnovasyon isimli oturumda ise Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanı Arif Hikmet Cesur ve Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Daire Başkanı Mehmet Höbek kamu otoritesi yönüyle inovasyon/ denetim ve gözetimde yenilikler hakkında; Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen ve Emeklilik Gözetim Merkezi Genel Müdürü Mustafa Akmaz ise sigorta şirketleri yönüyle inovasyon konularında konuşma yaptı.   Sempozyumda TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Hüseyin Kasap, Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği Başkanı Mehmet Genç, TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Yalçın Kaya da aracılar ve yardımcı hizmetler yönüyle inovasyonu ele aldı. Neosinerji Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Mehmet Üst ise bilgi işlem teknolojilerindeki son gelişmeleri paylaştı.

Unico Sigorta Blog; Kışın Araç Zinciri Nasıl Takılır ?

Kış mevsiminde araba kullanmak, diğer zamanlardan çok daha zor olabiliyor. Bu nedenle kış için aracınızı hazır hale getirmeniz ve bazı güvenlik önlemleri almanız önem arz ediyor. Bu önlemleri sağlayan araçların başında özellikle kar ve buzla kaplı yüzeylerde lastiklerin çekiş gücünü artırmak için kullanılan araç zincirleri geliyor. Araç zincirleri, buz veya kar koşullarında çekiş gücünü artırmak üzere lastiklere takılıyor. Zincirin ağırlığı, lastiğin kaygan zemine daha iyi tutunarak hareket etmesine yardımcı oluyor. Ayrıca artan ağırlık dolayısıyla zincir takılan araç, hızını da azaltmak durumunda kalıyor. Bu da kar veya buzla kaplı zeminlerdeki güvenli sürüş deneyimini artırıyor. Araç zincirleri genellikle ikili olarak satılsa da aracınızın modeline ve çekiş tipine göre tercih etmeniz gereken çeşitler farklılaşıyor. Bu nedenle satın almadan önce aracınıza uygun zincirler hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız önem arz ediyor. Araç Zinciri Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Araç zinciri satın almadan önce tam olarak uyum sağlayabilmesi için göz önünde bulundurmanız gereken bazı faktörler bulunuyor. Bunların başında satın alacağınız zincirin boyutu geliyor. Zincir boyutu, lastiğinizin ölçülerine ve aracınızın ağırlığına göre değişiyor. Dikkate almanız gereken diğer bir husus da tekerlek açıklığı oluyor. Tekerlek açıklığı genel olarak U,S ve W sınıfı olarak kategorilere ayrılıyor. Aracınızın modeline göre bu açıklığı belirleyerek araba zinciri satın almanız gerekiyor. Nitekim bu ölçü, zincirin kalınlığını etkileyen detaylardan biri olarak biliniyor. Aracınızın çekiş gücü satın almanız gereken zincir sayısını belirliyor. Örneğin 4 x 4 olarak bilinen 4’lü çekiş sistemine sahip araçlar, aynı anda tüm lastiklere tork sağlıyor. Bu nedenle 4 x 4 modellerde zincirleri tüm lastiklere takmak gerekiyor. Önden çekişli araçlarda ön lastiklere zincir takılması gerekiyor. Arkadan çekişli arabalarda ise arka lastiklere zincir takılması, yol tutuşunu güçlendirmesi bakımından önem taşıyor. Kışın Araç Zinciri Nasıl Takılır? Aracınızın modeline, çekiş gücüne ve teker açıklığına göre doğru şekilde seçtiğinizden emin olduğunuz zinciri, kısa bir işlemle kendiniz de takabilirsiniz. Bunun için öncelikle aracınızı park ederek zinciri lastiğin üzerine yerleştirmeniz gerekiyor. Arından üstten tutarak tekerlek üzerine eşit bir şekilde koyduğunuzdan da emin olmanız önem arz ediyor. Bu aşamada zincirin alt kısmı, tekerleğin de altında kalacağı için tam anlamıyla oturtmadan olabildiğince sıkıştırmaya da dikkat ediliyor. Zincirlerde araç genişliğine göre ayarlanabilen bağlar bulunuyor. Bu bağları da lastiğe tam olarak oturarak ön kısmında çerçeve oluşturduğundan emin olacak şekilde ayarlamak gerekiyor. Tüm bu işlemlerden sonra zincirin tabanını tam olarak bağlayarak işlem sonlandırılıyor. Zincirlerin lastiklere tam olarak yerleştiğinden emin olmak için 100-200 m gittikten sonra tekrar halkayı sıkmak gerekebiliyor. Bu noktada zincirin gevşekliğini almak için sabitleme kancalarından yararlanılabiliyor. Araç Zinciri Nasıl Çıkarılır? Araç zinciri kullanırken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da kar ya da buz olmayan düz bir yola çıktığınız zaman zincirleri çıkarmak oluyor. Aksi takdirde zincir zarar görebiliyor ve lastikleriniz de aynı şekilde yıpranabiliyor. Araç zincirlerini çıkarma işlemi de kolayca gerçekleştirilebiliyor. Aracı durdurduktan sonra halka çözülerek kilitleme noktasından itibaren zincir, geri çekiliyor. Ardından tüm zincir boşa çıkarılarak tamamen lastikten uzaklaştırılıyor. Zincir araçtan söküldükten sonra suyla yıkanması öneriliyor. Böylece araç zincirleriniz paslanmaya karşı korunarak uzun yıllar kullanılabiliyor. Araba zincirlerini saklama kabına yerleştirmeden önce diğer bir dikkat etmeniz gereken unsur karışıklıklarının çözülmesi oluyor. Karışan zincirler, bir sonraki kullanımda sorun yaratabiliyor. Tüm bunlara dikkat ettikten sonra araç zincirleri, bir sonraki kullanıma kadar güvenle muhafaza edilebiliyor.

Japonlara sigortacılığı öğretecek

Sompo Japan Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş, şirketin Türkiye’deki başarısından dolayı oto sigortalarının dünyadaki diğer şirketlerine örnek olduğunu söyledi. Sompo Japan Sigorta, 28-30 Eylül tarihlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlediği Acenteler Toplantısı’nda konuşan Dalaş, hem sigorta sektörüne hem de şirketin pazardaki konumuna yönelik açıklamalarda bulundu. Recai Dalaş, Sompo International’ın, yeni bir ticari platform oluşturduğunu ve platformun Sompo Holding’in uluslararası işlerinin entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla kurulduğunu belirterek, “Ayrıca bu platform dışında oto sigortalarında fiyat tarifesi yapma konusunda da bir komite oluşturuldu. Amaç, şirket olarak bu konuda birikimimizi dünyadaki Sompo International’ın diğer sigorta şirketlerine de aktarmak. Bu paylaşım önümüzdeki günlerde başlayacak. Bizim Türkiye’deki bu konudaki deneyimimizi başta Japonya olmak üzere grubun diğer şirketlerine de aktaracağız” dedi. Sompo Japan Sigorta’yı sektörün en hızlı büyüyen ve en kârlı şirketi olarak tanımlayan Recai Dalaş, “İkisini bir arada yapmak önemli. Hem kârlı olup hem hızlı büyüyen şirket olmanın dünyada bile örneği az. Biz son iki yıldır yüzde 40 sermaye kârlılığı olan bir şirketiz” şeklinde konuştu. Dalaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki bu başarımız grubun dikkatini çekiyor ve diğer ülkelerdeki yatırımlara da örnek olmasını istiyor. Bunun için de özellikle motor sigortalarındaki tecrübelerimizi Sompo Japan’ın dünyadaki tüm yatırımlarına aktarmamızı istediler. Başta kasko olmak üzere oto sigortalarında nasıl fiyat tarifesi yapılır, bu fiyatlamadan nasıl kar edilir; konularını Sompo International’ın dünyadaki sigorta yatırımlarına anlatacağız. Bir anlamda Türkiye’den dünyaya know-how ihracı yapacağız.”  

Sompo Japan Sigorta’dan 200 TL’ye kasko

Değişen piyasa koşullarında da müşterilerilerinin her zaman yanında olan Sompo Japan Sigorta, geliştirdiği yeni ürünlerle onlara yine rahat bir nefes aldırıyor. 2018 yılının ilk altı aylık döneminde kasko branşında atağa geçerek, portföyünü büyütmeye devam eden Sompo Japan Sigorta, yeni ürünü Mini Kasko ile hedef kitlesinin çok önemli bir ihtiyacına çözüm sunarken; bu ürünü tanıtmak üzere hazırladığı radyo jingle’ı ve dijital reklam kampanyası ile de dikkat çekiyor. Mini Kasko ürünü ile çift taraflı çarpışma, yanma ve çalınma gibi birçok riske karşı 200TL’den başlayan primler ile teminat sağlayan Sompo Japan Sigorta, radyo ve dijital reklam kampanyasında kullandığı akıllarda kalıcı jingle ile “Aracın Güvende, Paran Cebinde” mesajını vurguluyor. Tanıtım için hazırlanan radyo jingle’ında ayrıca kaskonun avantajlarından bahsedilirken; adı ‘mini’ ancak kendisi ‘dev’ olan ürünün farklılığının altı çiziliyor. İsmi mini hizmeti dev kasko… Mini Kasko kapsamında müşteriler İhtiyari Mali Mesuliyet, Ferdi Kaza ve Asistans Hizmetleri’nden istediklerini poliçelerine ekleyerek, teminat kapsamını genişletebiliyor; ayrıca asistans hizmetleri kapsamında araç çekme, araç kurtarma ve kiralık araç hizmetlerinden yararlanabiliyorlar. Mini kasko ürünü ile ilgili bilgi veren Sompo Japan Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özer Şimşek, “Sompo Japan Sigorta olarak, değişen piyasa koşullarında yükselen fiyatlardan dolayı kasko yaptırmayan ya da daha önce yenilemekten vazgeçen araç sahiplerini düşünerek, ihtiyaçları doğrultusunda Mini Kasko ürününü geliştirdik. Mini Kasko’nun ismi her ne kadar ‘mini’ olsa da, sunduğu kapsamlı hizmetlerle fiyat performans açısından önemli bir ürün. Mini Kasko ürünümüzü güçlü bir reklam kampanyası ile destekliyoruz. Radyo Jingle’ı ve dijital mecralarda başlattığımız kampanyamızda Mini Kasko’nun “dev” hizmetini akılda kalıcı bir jingle ile ön plana çıkarmaya çalıştık. “Dijital mecralar üzerinden yayınladığımız reklamlar ile hedef kitlemizi ürün hakkında bilgilendiriyor ve müşterilerimize internet sigortacılığı platformumuza yönlendirerek teklif verebiliyoruz. Bu sayede acentelerimize de yeni müşteriler kazandırıyoruz.’’ diyen Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sompo Japan Sigorta olarak kurum kültürümüzün bir parçası olan çeviklik anlayışı çerçevesinde, müşterilerimizin ihtiyaçları her ne ise bunu hızla tespit edip, anında çözüm üretmeye odaklı çalışıyoruz. İşte, Mini Kasko da bu çevik yaklaşımın bir ürünüdür.”  

Anadolu Sigorta’dan Trafik’e hukuksal koruma

Anadolu Sigorta, yeni ürünü Trafik Yol Yardım Sigortası ile hukuksal korumanın yanı sıra; hem poliçe sahibinin hem karşı tarafın aracının çekilmesi ve kurtarılması gibi hizmetler de sunuyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz Anadolu Sigorta, Trafik Yol Yardım Sigortası kapsamında poliçe sahiplerine; trafik sigortası kapsamında yer alan teminatların yanı sıra hukuksal koruma teminatı sağladığı gibi; aynı zamanda hem poliçe sahibinin hem de karşı tarafın aracının çekilmesi, kurtarılması gibi hizmetler sunuyor. Kaza veya arıza durumunda sigortalı aracın çekilmesi, kurtarılması; aynı zamanda karşı aracın da çekilmesi ve vinç ile kurtarılması, web tabanlı hasar ön tespitinin sağlanması; sigortalı araçta kaza sonrası yaralanma gibi durumları teminat altına alan Anadolu Sigorta, Trafik Yol Yardım Sigortası kapsamında 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Farklı bir boyut “Kaybetmek yok” ilkesi ile hizmet veren Anadolu Sigorta’nın geniş kapsamlı yeni ürünüyle, sigortalıları pek çok riskten koruduğuna dikkat çeken Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz; “Bu yeni ürünümüzle, trafik sigortasına, hukuksal koruma ve Anadolu Hizmet Trafik teminatlarını ekleyerek; müşterilerimizi kaza sonrasında karşılaşabilecekleri pek çok olumsuzluğa karşı korumayı amaçladık. Hukuki anlaşmazlık masraflarını ve acil yol yardım hizmetlerini teminat kapsamına alarak; her zaman olduğu gibi, müşterilerimize Anadolu Sigorta’nın ayrıcalıklı hizmetlerine erişimi mümkün kıldık” dedi.

‘2019 yılında sigorta sektörü yüzde 15 büyür’

‘2019 yılında sigorta sektörü yüzde 15 büyür’ Sigorta sektörünün dinamik ve tecrübeli markası Unico Sigorta, İstanbul’da acenteleri ile bir araya gelerek 2019 yılı hedeflerini ve sektöre yönelik beklentilerini paylaştı.  Sigorta sektörünün dinamik ve tecrübeli markası Unico Sigorta, İstanbul’da acenteleri ile bir araya gelerek 2019 yılı hedeflerini ve sektöre yönelik beklentilerini paylaştı.  Bu yıl oldukça iddialı projelere ve yeni yatırımlara hazırlandıklarını belirten Unico Sigorta Genel Müdür Vekili Özer Özcan, toplantıda acente ağlarını genişleteceklerinin de müjdesini verdi. Unico Sigorta Genel Müdür Vekili Özer Özcan, yerel seçimler sonrası ekonominin canlanacağını belirterek 2019 yılında sigorta sektöründe yüzde 15 oranında büyüme öngördüklerini açıkladı. Unico Sigorta olarak da bu yıl yeni atılımlara hazırlandıklarını kaydeden Özcan, “Kasko ve sağlık branşlarında özellikle İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi gibi sigorta penatrasyon oranının düşük olduğu şehirlere odaklanarak acente ağımızı genişleteceğiz” dedi. Unico Sigorta, olarak düzenlediğimiz Roadshow etkinliğinin ilkini 28 Şubat Perşembe günü İstanbul’da Fenerbahçe Wndham Kalamış Otel’de gerçekleştirdi. Acentelerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Unico Sigorta Genel Müdür Vekili Özer Özcan, 2018 yılını sigorta sektörü açısından değerlendirip 2019 yılına ilişkin beklentilerini ve hedeflerini paylaştı. 2018 yılının ikinci yarısında döviz kurlarında yaşanan hızlı yükselişin bütün sektörlerde maliyetleri olumsuz etkilediğini belirten Özcan, “Türk sigorta sektöründe de toplam prim üretiminin yarısı ‘motor’ branşından geldiği için yedek parça maliyetlerindeki artış ister istemez büyümeyi ve karlılığı olumsuz etkiledi. Bu gelişmelere paralel sektör genelinde toplam prim üretimi yüzde 17.4 oranında artış gösterirken, reel olarak yüzde 2.4 oranında geriledi. 2018 yılında Unico Sigorta olarak ise her şeye rağmen sektörün üzerinde bir performans sergilemeyi başardık. Prim üretimimiz yüzde 28.6 oranında artarken, reel olarak ise yüzde 6.9’luk bir büyümeyi yakaladık” diye konuştu. ‘Seçim sonrası ekonomi canlanır’ 2019 yılının ise Türkiye ekonomisi açısından geçen yıla göre daha iyi gittiğini, yerel seçimler sonrası iç talebin daha da artacağını ifade eden Özcan, şunları söyledi: “Unico Sigorta olarak bu yıl oldukça iddialıyız. Özellikle kasko ve sağlık branşlarında yeni projelerimizi hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Hedefimiz; yeni dönemde dengeli bir ürün portföyüne odaklanmak. Özellikle ‘kasko’ branşında İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlere ek olarak, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri’nde sigorta penetrasyon oranı düşük ve gelişmeye açık şehirlerde fırsatları değerlendireceğiz. Ayrıca sağlık sigortası ile ilgili çalışmalarımız hızla bir şekilde ilerliyor yeni ürünler çıkaracağız. Teknolojinin bizlere sunduğu imkanlardan da daha fazla yararlanacağız.” Acente kanalına yeni yatırımlar yapılacak Konuşmasında; Unico Sigorta’nın kuruluşundan bugüne kadar iş ortakları ile büyümeye özen gösterdiğinin de altını çizen Özer Özcan, “Bu süreçte acente ve broker işbirlikleri şirketimizin en önemli satış kanalı oldu. Unico Sigorta’nın toplam dağıtım kanalları içerisinde yüzde 66 acente ve yüzde 19 broker payı mevcut. Ağımızı daha da genişleterek bu oranı daha da artıracağız” dedi. Etkinlikte konuşan Unico Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Dumanlı bir arada olmaktan duyduğu heyecanı belirterek, artık daha çok sahada olacaklarının ve omuz omuza acenteler ile çalışacaklarının vurgusunu yaptı.

Anadolu Sigorta’ya ‘İyi Yaşam Markası’ ödülü

Anadolu Sigorta’ya ‘İyi Yaşam Markası’ ödülü Anadolu Sigorta, Nielsen tarafından gerçekleştirilen “Good Life/İyi Yaşam Araştırması” sonucunda; sigortacılık kategorisinde tüketicilere iyi yaşama ulaşabilmeleri konusunda en çok yardımcı olan marka seçildi. Türk tüketicisinin yaşam tarzına, tüketim alışkanlıklarına, iyi yaşamı yeniden tanımlayan ve şekillendiren ve değerlerine odaklanan “Good Life/İyi Yaşam Araştırması” sonuçları açıklandı. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Marketing Türkiye tarafından gerçekleştirilen ve Nielsen Türkiye’nin saha çalışmasını üstlendiği araştırma sonuçlarına göre; sigorta kategorisinin ‘İyi Yaşam Markası’ Anadolu Sigorta oldu. Tüketicilere iyi yaşama ulaşabilmeleri konusunda en çok yardımcı olan marka olması sebebiyle bu ödüle layık görülen Anadolu Sigorta; hayatı kolaylaştıran ürünler ve hizmetler sunması, ürün ve hizmetlerinin kaliteli olması ve ödenen ücrete değer olması özellikleriyle diğer markalar arasında ön plana çıktı. Markalar nüfusun en yoğun olduğu 12 ilde, 15-60 yaş aralığında rastgele seçilen 1200 katılımcı ile yüz yüze gerçekleştirilen görüşmeler sonucuna göre belirleniyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Levent Sönmez “Kimliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz” 4 Nisan’da gerçekleştirilen törende sahiplerini bulan ve tüketicilerin oylarıyla belirlenen Good Life Brands Ödülünü almaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Levent Sönmez; “Müşteri memnuniyeti her zaman en önemli önceliğimiz. Tüm çabamız, beklentileri ve ihtiyaçları doğru belirleyip, buna göre ürün ve hizmet geliştirmek. Müşterilerimize daha yakın olabilmek, hayatlarını kolaylaştırabilmek, kaliteli ürün ve hizmetler sunabilmek adına her alan çalışmalarımız devam ediyor. Dijitalleşmenin olanaklarından da mümkün olduğunca faydalanıyor, bu kanallara sürekli yatırım yapıyoruz” dedi. Sönmez, “Buna inovatif ürünlerimizi de ekleyerek, müşteri deneyimini en üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz. Müşterilerimiz internet ve mobil platformlardan da kolayca ulaşabildikleri her bütçeye uygun ürünlerimize ve hayatlarını kolaylaştıran hizmetlerimize güveniyor. Aldığımız bu ödüller de doğru yolda olduğumuzu göstermesi açısından çok değerli. Anadolu Sigorta olarak öncü sigorta şirketi kimliğimizi güçlendirecek farklı ürün ve hizmetler geliştirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Memur-Sen’lilere de kaybetmek yok.

 Anadolu Sigorta ile Memur-Sen arasındaki işbirliği kapsamında, Motif Kart sahibi Memur-Sen'lilere aşağıda sunulan ürün ve oranlarda indirim uygulanacaktır. Ürün Açıklaması   İndirim Oranı % İndirim kimleri kapsamaktadır. Motif Kart Trafik Sigortası 3       Üye, üyenin anne, baba, eş ve çocukları yararlanabilmektedir.   ​ ​ ​ ​ ​   Motif Kart Birleşik Kasko "Genişletilmiş Kasko" Sigortası 10 Motif Kart Tamamlayıcı Sağlık Sigortası* 10 MOTİF Kart Bireysel  Sağlık Sigortası* 10 MOTİF Kart Modüler Konut Paket Sigortası 25 MOTİF Kart Yeni Nesil Konut Paket Sigortası 25 *Bireysel Sağlık Sigortası ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ürünlerine ait poliçe çıktısında logo bulunmamaktadır. İşbirliğimize ilişkin detaylı bilgiler aşağıda yer almaktadır.  Motif Kart'lıların şirketimizdeki ayrıcalıklardan faydalanabilmeleri için öncelikle www.motifkart.com.tr adresinde yer alan kampanyalar bölümüne giriş yaparak şirketimizin ürünlerinin olduğu alandan indirim kodu almalarının sağlanması gereklidir.   İndirim kodu olmaksızın indirimlerden faydalanmak mümkün değildir. Motif Kart üyesi olan, üyenin anne, baba, eş ve çocukları indirimden yararlanabilecektir. Motif Kart Trafik Sigortası'nda indirim, tüm araç grupları için, Motif Kart Birleşik Kasko "Genişletilmiş Kasko" Sigortasında indirim, hususi oto ve kamyonet/panelvan tipi araçlar için geçerlidir. Ürünlerde asgari prim uygulaması bulunmaktadır. Uygulanacak indirimler asgari primle sınırlıdır. Bu indirimler başka kampanya ve indirimlerle birleştirilemez. Motif Kart sadakat kartı portali www.motifkart.com.tr adresindedir. İndirim kodu tek kullanımlıktır, aynı üye indirimden sadece 1 kez yararlanabilir.  Anadolu Sigorta süre ve koşullar konusunda önceden haber vermeksizin değişiklik yapma ve yürürlükten kaldırma hakkını saklı tutar. Saygılarımızla,  ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ  

Zorunlu deprem sigortası tarifesine zam!

Zorunlu deprem sigortası (DASK) asgari prim tutarına zam yapıldı. Risk bölgesinde birinci sırada yer alan konutlar için asgari prim tutarı 90 TL'den 110 TL'ye ikinci sırada yer alanlar için 70 TL'den 80 TL'ye  üçüncü sırada yer alanlar için 55 TL'den 60 TL'ye, dördüncü sırada yer alanlar için 45 TL'den 50 TL'ye beşinci sırada yer alanlar için ise 35 TL'den 40 TL'ye çıktı. DASK'ın her yıl yenilenmesi gerekiyor. Her yıl yapılması gereken zorunlu deprem sigortası asgari prim tutarları artırıldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İŞTE ZAMLI TARİFELER Buna göre, asgari prim tutarı her halükarda deprem risk bölgesine göre birinci bölgeden beşinci bölgeye sırasıyla 110, 80, 60, 50 ve 40 liradan az olamayacak. Söz konusu miktarlar daha önce sırasıyla 95, 70, 55, 45 ve 35 lira şeklindeydi. İnşaat ruhsat yılı, 2000 ve öncesi olan binalarda tarife fiyatı yüzde 10 artırılacak.  Zemin üstü toplam kat sayısı 3 veya daha az olan binalarda tarife fiyatı yüzde 10 indirilecek. Zemin üstü kat sayısı 8 ve üzeri olan binalardatarife fiyatı yüzde 10 yükseltilecek. Kat sayısı hesabına zemin kat ve altında kalan bodrum katlar dahil edilmeyecek. DİĞER YAPILARDA İNDİRİM UYGULANMAYACAK Poliçe süresinin sonunda sigortanın en geç 30 gün içinde yenilenmesi durumunda, yenilenen poliçe için tarife fiyatları üzerinden yüzde 10 indirim yapılacak.  Diğer yapı grubuna yenileme indirimi hariç olmak üzere herhangi bir indirim ya da sürprim uygulanmayacak. Birleşen indirimler ve sürprimler birbiri ile toplanarak uygulanacak. Deprem risk grupları, Türkiye Deprem Tehlike Haritası kaynakları, zemin koşulları ve bina öz nitelikleri kullanılarak belirlenecek ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu internet sitesinde yayınlanacak. Yerleşim birimlerinde daha sonra yapılan değişiklik nedeniyle risk grubu ataması bulunmayan yerleşim birimleri için deprem risk grubu, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulunca belirlenecek.  Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında, bir mesken için verilebilecek azami teminat tutarı yapı tarzı ayırımı yapılmaksızın 190 bin liradan 215 bin liraya yükseldi. Sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri de düzenlendi. Bu kapsamda çelik, betonarme ve karkas yapılar için söz konusu bedel 890 liradan bin 20 liraya, yığma kagir yapılar için 635 liradan 725 liraya, diğer yapılar için 310 liradan 355 liraya çıktı. Dilerseniz yeni dask sigorta fiyatınızı öğrenebilirsiniz.

TESK Kartlı Esnafımıza Özel, Zorunlu Trafik Sigortasında %2 İndirim

1 Mart 2018 tarihinden itibaren TESK Kart sahiplerine Zorunlu Trafik Sigortalarında %2 indirim ve Ücretsiz Ambulans ve Tıbbi Danışmanlık Hizmeti hediye. Kampanyadan faydalanmak için ister en yakın Quick Sigorta Acentesine TESK (Türkiye Esnaf Sanatkarlar Konfederasyonu) Kart'ınız ile gidin gerisini acentenize bırakın, isterseniz cepten yada netten Quick Zorunlu Trafik Sigortası alın "İndirim Kodu" alanına TESK Kartınız arkasında yer alan 11 haneli barkod kodunu (Örn: 10000112233) girerek indirimden yararlanabilirsiniz. Kampanyadan faydalanmak için hemen teklif al: Quick Zorunlu Trafik Sigortası Kampanyaya katılanlar "Ücretsiz Ambulans ve Tıbbi Danışmanlık Hizmeti"nden Quick Sigorta Mobil Uygulaması'nı indirerek faydalanabilirler.   Kampanya Ayrıcalıkları Ekonomik Kampanya kapsamında Zorunlu Trafik Sigortasında %2 indirim Anında Saniyeler içinde fiyatı gör ve poliçeni satın al Ayıcalıklı Ücretsiz ambulans ve tıbbi danışmanlık hizmeti hediye Kampanya Detayları TESK Kart Zorunlu Tafik Sigortası kampanyası 1 Mart 2018 tarihinden itibaren geçerlidir. Bu kampanyadan, Quick Sigorta web sitesi, Quick Sigorta mobil uygulaması veya Quick Sigorta acentelerinden Quick Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi satın alacak TESK (Türkiye Esnaf Sanatkarlar Konfederasyonu) Kart sahipleri yararlanacaktır. Bu kampanyadan yararlanan kişi sigortalı ya da sigorta ettiren olabilir. İndirim tutarı nakit veya benzeri ödeme araçlarına dönüştürülemez. Gerekli görüldüğü takdirde, Quick Sigorta kampanya koşullarında değişiklik yapma hakkına sahiptir.  

HİZMETLERİMİZ